top of page
< Back

İyi Bir Briyar Pipoyu Ne Belirler: İkinci Bölüm, Yapım

İyi bir briyar pipoyu ne belirler sorusunun ikinci bölümü, blok atölyeye girdikten sonra alınan kararları konu edinir. 1985 yazında Pipe Smoker dergisinde çıkan iki yazılık dizinin bu halkası, aynı ham maddeden neden birbirinden bu kadar farklı pipolar çıktığını işçilik üzerinden açıklamaya çalışır. Kökün yaşı, kurutma süresi ve ağırlık gibi ham maddeye ilişkin ölçütler dizinin ilk yazısında toplanmıştı; bunların özeti iyi bir briyar pipoyu ne belirler maddesinde bulunur.

Gövde: el tornası mı, tezgâh mı

Gövde ile sap ya usta denetiminde tek tek çevrilir ya da tezgâhta sabit ölçüyle çıkarılır. Elde çalışmanın pratik üstünlüğü, ağacın içinden çıkan bir kusurun bloğu bitirmemesidir: usta o noktada gövdeyi biraz daraltır, sapı kısaltır ya da biçimi kaydırır, böylece daha az malzeme ziyan olur. Karşılığında ölçü mutlak olmaktan çıkar; iki duvar arasındaki ince kalınlık farkı ya da yüzeydeki hafif dalgalanma ancak yakından bakınca seçilir. Camiada bu izler kusur değil, işin elde bitirildiğinin kanıtı sayılır. Tezgâhın sunduğu şey ise tekrardır: aynı klasik biçim aynı ölçülerle, bıkmadan çıkar; buna karşılık bıçak ağacın içindeki sürprizle pazarlık edemez. Kaynak metinde, kusursuz biçimde kesilen yüz gövdeden ancak birinin belirgin bir lekeden uzak kaldığı ileri sürülür. Yöntemlerden birine kesin üstünlük tanınmaz; ölçüt, alıcının kusursuz oranı mı yoksa yapanın izini mi aradığıdır. Basamakların tamamı bir pipo nasıl yapılır maddesinde anlatılır.

Ağızlık ve dudak işçiliği

Ağızlıkta da aynı ikilik geçerlidir, ama sonucu kullanıcıya çok daha çabuk belli eder. Kalıpta dökülen ağızlıklar hazır boy ve biçim dizileri hâlinde üretilir; tamirhanelerde kırılan bir parçanın yerine konan da çoğunlukla budur. Takılması kısa bir iştir: uygun ölçü seçilir, tenon gerekiyorsa inceltilir, gövdeyle buluştuğu çember zımparayla düzlenir. Elde kesmede ise vulkanit ya da akrilik bir çubuk tornaya bağlanır ve gövdeninkine benzer bir biçimlendirme sürecinden geçer. Seçkin atölyelerin uygulaması tek tip değildir; elde çevirdiği gövdeye kalıp ağızlık takan da, tezgâhtan çıkan gövdeye elde kesilmiş ağızlık takan da vardır. Farkın en çabuk anlaşıldığı yer dudak kısmıdır: kalıp parçada bu bölge kalın bırakılır, elde kesilende inceltilir ve ısırma çıkıntısı silikleştirilir; piposunu dişleri arasında taşıyan biri için aradaki fark küçük sayılmaz.

Malzeme tarafında vulkanit, doğal kauçuğun uzun süreli kükürtlenmesiyle sertleştirilen bir üründür; gün ışığındaki morötesi ışın yüzeyi zamanla yeşilimsi kahverengiye çevirdiği için düzenli bakım ister. Akrilik ise 1928'de üretilen ve 1933'te Plexiglas adıyla piyasaya çıkan polimetil metakrilattır; çevresel etkilere daha dayanıklı olduğu için rengini uzun süre korur. İkisinin ayrıntılı karşılaştırması ağızlık malzemeleri maddesindedir.

Kesimden sonra kürleme

Kürleme burada kurutmadan başka bir şeyi anlatır: blok kesilip gövde biçimlendirildikten sonra ağaca uygulanan işlemi. Dayandığı varsayım, briyarın yıllarca havada bekletilmesinin bile reçineyi tümüyle uçurmaya yetmediği, kalanın zamanla katılaşabildiği ve piponun beklenen tadı vermesinin bu yüzden geciktiğidir. Isı ile yağın birlikte kullanıldığı yöntem, gövdede kalan reçine ile özsuyunu dışarı sürmeyi hedefler. Kaynak metne göre işlem 1913'te patent almış, yazının kaleme alındığı dönemde ise onu sürdüren tek bir üretici kalmıştır; aynı metinde, işlemden geçen gövdelerin briyarın geldiği coğrafyadan bağımsız olarak birbirine yakın bir tat karakteri taşıdığı da belirtilir. Kurutma ve kürleme yöntemlerinin karşılaştırması briyar kürleme maddesindedir.

Kum kovukları ve bitirme

Kum kovuğu (sandpit) briyarın doğasında vardır; her kökte bir miktar bulunur ve tornalama sırasında ya kesilip atılmıştır, ya yüzeyde durur, ya da yüzeyin hemen altında bekler. Bu yüzden hiçbir iz taşımayan bir gövde beklenen değil, istisnadır. İzler sabit de değildir: hiç içilmemiş bir pipoda görünen kovuk zamanla silinebildiği gibi, tertemiz görünen bir gövdede sonradan yenisi belirebilir. Boya ile yüzey dokusu hem damarı ortaya çıkarır hem de bu izleri büyük ölçüde örter. Bitirme her atölyenin kendi birikimidir ve kimi zaman açıklanmaz; nitelikli işte zımparanın, boyanın ve cilanın büyük bölümü elde uygulanır. Sonucun denetlenmesinde iki basit ölçüt anılır: yüzey vernik sürülmüş izlenimi vermemeli, pipo ısındığında boya avuca geçmemelidir. Yüzey seçenekleri yüzey işlemleri maddesinde karşılaştırılır.

bottom of page