top of page
< Back

Kiseru (Japon Piposu)

Kiseru, Japonya'nın geleneksel tütün piposudur: bir ucunda yüksük kadar küçük bir metal hazne, ortasında ince bir sap, öbür ucunda yine metal bir ağızlık bulunur. Tipik boyu 15 ile 25 santimetre arasındadır. Tütünün Japonya'ya ulaştığı 1570'lerin ardından biçimlenmiş, 17. yüzyılın başına gelindiğinde çocuklar için hazırlanan ders metinlerinde bile anılacak kadar yaygınlaşmıştır. Edo döneminde ise hem gündelik bir alışkanlık nesnesi hem de sahibinin konumunu gösteren süslü bir eşya sayılmıştır. Piponun dünya tarihi içinde kiseru, Batı'nın ağaç ve kil geleneklerinden bağımsız gelişen ayrı bir kolu temsil eder.

Yapısı ve başlıca tipleri

Kiseru'nun klasik biçimi üç parçalıdır. Hazne ile altındaki kıvrımın oluşturduğu metal başlık gankubi (雁首, sözcük anlamıyla "kaz boynu") adını taşır; kimi kaynaklarda haznenin kendisi ayrıca hizara diye anılır. Ortadaki sapa rao (羅宇) denir; adın, bu iş için tercih edilen Laos kamışından geldiği söylenir. Ağızlık suikuchi (吸口), sapın iki uçta oturduğu metal kovanlar ise kata adını alır.

En yaygın tip, sapı bambudan (seyrek olarak sert bir ağaçtan) yapılan rao-kiseru'dur. İkinci tip olan nobe-kiseru'da bambu yoktur; gövde baştan sona metaldir ve do adıyla anılır. Maden işçiliğinde pirinç ile gümüş başta gelir, cam ya da seramikten yapılmış örnekler de bilinir. Alt biçimler rao-kiseru'da kata'nın, nobe-kiseru'da do'nun kesitine göre ayrılır; Japonca kaynaklarda sekishu (石州), joshin (如心), natamame (刀豆), tazuna (手綱) ve kodai-ji (光大寺) gibi adlar sayılır. Alışılmışın dışında gövdesi olan örnekler için kaynaklarda kawarigata terimi kullanılır.

Sözcüğün kökeni tartışmalıdır: Khmer dilinde "boru" anlamına gelen bir sözcükten geldiği de, Portekizce ya da İspanyolca "emmek" fiilinden türediği de öne sürülür.

Tütünü, kullanımı ve bakımı

Kiseru'nun tütünü kizami-tabako'dur: yaprağın kıl inceliğinde şeritler hâlinde doğranmasıyla elde edilen, dünyadaki en ince tütün kesimleri arasında anılan bir üründür. İçici bu kıyımdan bir tutam alır, parmakları arasında toparlayıp küçücük hazneye yerleştirir. Hazne bu kadar dar olduğu için içim de uzun sürmez; anlatıldığına göre tek dolum ancak üç nefese yeter, elde kalan kor bir sonraki dolumu tutuşturmakta işe yarardı.

Bambu sapın ömrü sınırlıydı: nem ve katran zamanla sapın içini bozar, değiştirilmesini gerektirirdi. Bu iş, 19. yüzyıl Japonya'sının tanıdık sokak esnafı raoya'ya düşerdi. Raoya el arabasında taşıdığı küçük buhar kazanıyla pipoyu içeriden temizler, eskiyen sapın yerine yenisini takar, yanında satılık sade kiseru da bulundururdu.

Statü nesnesi, silah ve gerileme

Edo döneminde kiseru hem samurayın hem de kentli esnaf ve tüccar sınıfının (chōnin) gösterge nesnesiydi; kuşağa takılan kiseruzutsu adlı kılıflarda taşınırdı. Kalın ve ağır yapılmış, boyu kaynaklarda 30 ile 50 santimetre arasında verilen örnekler kenka-kiseru diye anılır; kılıç taşıma hakkı olmayanların elinde bunlar gerektiğinde bir savunma aracına dönüşmüş, çevrelerinde kiseru-jutsu adıyla anılan bir dövüş geleneği oluşmuştur. Kılıç taşımayı yasaklayan 1876 tarihli Haitōrei fermanının ardından silah zanaatının gerilemesi, kimi kaynaklarda kiseru üzerindeki maden işçiliğinin inceldiği dönemle ilişkilendirilir.

1868'deki Meiji Restorasyonu'nun ardından sigaranın hızla yayılması kiseru'yu geri plana attı. Kayıtlara göre 1929'da ülkede 190 atölyede 400 usta bu işle uğraşıyordu; 1964'e gelindiğinde Tokyo'da yalnızca dört raoya kalmıştı. Bugün kiseru, Osmanlı'daki çubuk (chibouk) gibi, yaşayan bir alışkanlıktan çok koleksiyon ve zanaat alanına ait sayılır.

bottom of page