Zımparalama (Sanding)
Zımparalama (sanding), kaba biçimlendirmeden çıkan pipo gövdesinin giderek daha ince kum numaralarıyla işlenerek son yüzeyine kavuşturulmasıdır. Ne kadar gösterişsiz görünürse görünsün, atölyede harcanan zamanın en büyük dilimini bu adım tutar. Yalnızca bir cila hazırlığı da değildir: yüzeyin ne kadar ince işlendiği, briyar damarının sonradan ne kadar okunacağını doğrudan belirler.
Kum numarası sistemleri
Zımpara kâğıtlarının numaraları evrensel değildir. Avrupa'da yaygın olan FEPA (ISO 6344) ölçeğinde numaranın önünde "P" harfi bulunur; Kuzey Amerika'daki CAMI ölçeğinde bu harf yoktur. İki sistem kaba kumlarda birbirine oldukça yakın sonuçlar verirken ince kumlarda belirgin biçimde ayrışır. Bu nedenle farklı kaynaklarda anlatılan sıralamalar birebir karşılaştırılamaz; bir yapımcının "600" dediği kâğıt, başka bir ölçekte epeyce farklı bir tane iriliğine karşılık gelebilir.
Sıranın kurulması
Yapımcıların izlediği sıralar tek bir kalıba oturmaz. Aktarılan uygulamalar kimi zaman 120 ya da 150 gibi kaba bir numarayla başlar, kimi zaman 220 civarından; üst uçta 800'de durup daha ilerisinin gözle ayırt edilemeyeceğini söyleyenler olduğu gibi, 1000 ve 1500'e kadar sürdürenler de vardır. Ortak olan şey, ardışık numaralar arasında büyük atlamalar yapılmaması ve her kâğıdın bir öncekinin izini tamamen silecek kadar çalıştırılmasıdır.
İlk kaba adım, sıranın yalnızca en gürültülü değil en belirleyici halkasıdır. Disk ya da bantlı zımparadan çıkan gövde bitmiş görünse bile üzerinde tümsekler, düzlükler ve makine izleri taşır; kâse ağzının tam daire hâline getirilmesi, sapın gövdeye bağlandığı çizginin düzeltilmesi ve simetrinin denetlenmesi de bu aşamanın işidir. Biçim burada oturmamışsa ince kumlarla toparlanması kat kat zahmetli olur.
Bütünlük kuralı
Sıralamanın değişmez kuralı, her numarada yüzeyin istisnasız tamamının işlenmesidir. Girintili, oymalı ya da keskin geçişli biçimlerde bu iş yorucudur, ama atlanan tek bir nokta bile sonraki adımlarda görünür kalır. Kaçırılmış bir çizik ancak boyama sırasında ortaya çıkarsa, rengin tekdüze kalabilmesi için gövdenin tümü daha kaba bir numaraya dönülerek yeniden zımparalanır; bu da işin önemli bir bölümünün baştan yapılması demektir.
Bu riski erkenden azaltmak için, bazı yapımcıların sıranın ortasında yüzeye ince bir kılavuz boya sürdüğü aktarılır: boya çiziklerin içinde koyu kalır ve onları ele verir. Yöntemin bilinen sakıncası, boyanın bir miktarının ahşabın gözeneklerinde iz bırakabilmesidir; bu iz sonraki renklendirmeyi bozmayacaksa uygulama işe yarar bir denetim aracı sayılır.
Ağızlıkta zımpara
Aynı yaklaşım ağızlık işçiliğinde de geçerlidir. Vulkanit ve akrilik gibi düzgün yüzeyli malzemelerde en küçük pürüz bile ahşapta olduğundan çok daha çabuk göze çarptığı için sıra çoğunlukla daha ince numaralara kadar sürdürülür. Zımpara bittiğinde pipo, boyama ve keçe parlatmadan oluşan son yüzey işlemlerine hazır hâle gelmiş olur.
