Pipo İçicilerinin Hicivli Portreleri
Pipo içicilerinin hicivli portreleri, 17. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Avrupa baskı sanatında kendi başına bir tür oluşturmuş görsel malzemedir. Ortak özellikleri, pipoyu elinde tutan kişiyi ağırbaşlı bir model olarak değil, yüz hatları bozulmuş, kılığı dağılmış, çoğu zaman sarhoş bir tip olarak göstermeleridir. Bu baskılar bugün hem pipo tarihinin hem de basılı hicvin kaynağı sayılır; içim âdetlerinin, kulüp düzeninin ve döneme özgü toplumsal tartışmaların izini taşırlar.
Flaman tavernasından İngiliz baskısına
Türün kökeni baskıda değil, resimdedir. Adriaen Brouwer (y. 1605-1638) ve ondan etkilenen genç David Teniers (1610-1690), meyhane içlerinde kil pipo içen köylüleri, askerleri ve kumarbazları konu alan çok sayıda küçük boy tablo bırakmıştır. Brouwer'ın içici figürlerindeki abartılı yüz ifadeleri, karikatürün resimden önce gelen bir habercisi kabul edilir. Sonraki yüzyılda ağırlık resimden baskıya kaydı: baskı çoğaltılabildiği için hiciv, dar bir alıcı çevresinden çıkıp sokaktaki vitrine indi.
Britanya karikatürünün altın çağı
Bu geçişin başlıca adı William Hogarth'tır (1697-1764). "Ahlaki konular" dediği dizi baskılarıyla art arda okunan görsel anlatıyı kurmuş, siyasi karikatürün atası sayılmıştır. Onun açtığı yoldan giden üç ad, 18. yüzyıl sonu ile 19. yüzyıl başında türü doruğuna çıkardı: James Gillray (1756-1815), Thomas Rowlandson (1757-1827; bazı kayıtlarda doğum yılı 1756 verilir) ve George Cruikshank (1792-1878). Üçü de pipo içicilerini ve içim kulüplerini sık sık konu edindi. Baskılar genellikle bakır levhaya aşındırma (etching) yöntemiyle çoğaltılıyor, siyah beyaz çıkan nüshalar sonradan elle renklendiriliyordu. Bu yüzden aynı görüntünün birbirinden farklı renkli örnekleri dolaşımdadır. Üç adın ortak yanı, pipoyu tek başına değil, onu çevreleyen mekânla ve toplulukla birlikte çizmeleridir; içici, kalabalığın içinde bir tip olarak görünür. Cruikshank'in ileri yaşında ölçülülük hareketine katılıp tütüne karşı da yayın yaptığı kaydedilir.
Kulüp, koku ve nezaket tartışması
Karikatürlerin arka planında somut bir toplumsal düzen vardır. İçim, birahanelere, içim kulüplerine ve erkeklere ayrılmış özel odalara çekilmişti; Londra'nın en eski beyefendi kulübü sayılan White's 1693'te bir çikolata evi olarak açılmış, kulüp geleneği bu tarihten sonra kurumlaşmıştır. Aynı yüzyılda kamusal alanda kişisel mesafe ve nezaket beklentisi yükseldi; tütün dumanının kokusu bu beklentiyle çatıştı ve dönemin dergilerinde içimi kaba bir alışkanlık sayan yazılar çıktı. Dönemin tıp inanışlarının tuhaflığı da aynı çerçeveye aittir: suda boğulmak üzereyken çıkarılanları canlandırmak için körükle tütün dumanı verilmesi 18. yüzyılda ciddi bir yöntem olarak önerilmiş, 19. yüzyıl başındaki deneylerin ardından terk edilmiştir. Kulüp hayatının ayrıntıları için pipo kulüplerinin tarihi maddesine bakılabilir.
Yinelenen sahneler ve türün sonu
Türün dağarcığında elden ele dolaşan birkaç kalıp sahne vardır. En bilineni, piposunu tüttüren Sir Walter Raleigh'i yandığını sanıp bir kap sıvıyla ıslatan uşak anlatısıdır; böyle bir olayın gerçekten yaşandığı belgelenmiş değildir, buna karşılık görüntü yüzyıllarca yeniden çizilmiştir. Sahnelerin çoğu erkekleri gösterse de kadın içicileri konu alan yapraklar da basılmıştır. Fransa'da Louis-Léopold Boilly (1761-1845), 1823-1828 arasında yayımladığı 98 taş baskılık Recueil de grimaces dizisiyle aynı damarı sürdürdü; dizinin "Les Fumeurs et Les Priseurs" (İçiciler ve Enfiyeciler) adlı yaprağı bu türün geç bir örneği sayılır. 19. yüzyılın ikinci yarısında Cézanne, Manet ve van Gogh gibi ressamların elinde pipolu figür abartıdan uzaklaşıp gerçekçi bir portre konusuna dönüştü. Türün bıraktığı görsel miras, piponun dünya tarihi çalışmalarında ve daha sonraki sigara paketi kartları gibi seri basılı malzemede izlenebilir.
