top of page
< Back

1851 Londra Büyük Sergisi: İlk Pipo Sergisi

1851 Londra Büyük Sergisi (Great Exhibition), Hyde Park'ta yalnızca bu amaçla kurulan dev demir ve cam yapıda 1 Mayıs 1851'de açılan ve ilk uluslararası dünya fuarı sayılan etkinliktir. Pipo tarihinde ayrı bir yeri vardır: pipo yapımcıları ilk kez bu ölçekte, ülke ülke düzenlenmiş uluslararası bir vitrinde yan yana görülmüştür. Sergi bu yüzden pipo yazınında "ilk pipo fuarı" diye anılır.

Kristal Saray ve serginin ölçeği

Joseph Paxton'ın tasarladığı ve sonradan Kristal Saray adıyla anılan dökme demir ve cam yapı, sanayi çağının ürünlerini tek çatı altında toplamak için kurulmuştu; yaklaşık 563 metre uzunluğuyla dönemin en büyük kapalı mekânıydı. Prens Albert ile Henry Cole'un öncülüğünde düzenlenen sergide teşhir edilen nesne sayısı yüz bini aşar; katılımcı sayısı için kaynaklarda on dört bin ile on yedi bin arasında değişen rakamlar verilir. Britanya'nın yanı sıra sömürgeleri ve çok sayıda yabancı devlet temsil edildi; Osmanlı İmparatorluğu da katılımcılar arasındaydı. Sergilenenler dört ana bölüme ayrılmıştı — ham maddeler, makineler, mamuller ve güzel sanatlar — ve bu bölümler otuz sınıfa bölünmüştü. Hindistan bölümündeki Koh-i Noor elması en kalabalık duraklardan biriydi. 15 Ekim 1851'de kapanana dek altı milyonu aşkın ziyaretçi ağırlandı. Yapı 1854'te Sydenham'a taşındı ve 30 Kasım 1936'daki yangına dek ayakta kaldı.

Pipoların yeri: 29. sınıf

Katalog kayıtlarına göre pipolar, "Muhtelif Mamuller ve Tuhafiye" başlığını taşıyan 29. sınıfta toplanmıştı. Serginin birbirinden farklı katalog baskıları arasında tutarsızlıklar bulunduğundan, hangi üreticinin tam olarak ne gönderdiği her zaman kesin olarak bilinmez. Buna karşılık listelerin genel görüntüsü açıktır: pipo katılımcılarının büyük çoğunluğu lüle taşı oymacıları, kil pipo fabrikaları ve nargile üreticileriydi. Sergiyi anlamlı kılan da bu yan yanalıktır: birbirinden habersiz gelişen üç ayrı üretim geleneği ilk kez tek bir salonda karşılaştırılabilir hâle gelmiştir.

Ülkeler ve gönderdikleri

En kalabalık pipo grubu, 19. yüzyılda lüle taşı oymacılığının merkezi olan Viyana'dan geldi; Samuel Alba, Phillip Beisiegel ve Ludwig Hartmann gibi adlar hazne, ağızlık ve pipo sapı örnekleriyle katıldı. Prag'dan Grünhut ailesinin atölyeleri, Bohemya'dan boyalı porselen hazneler geldi. Şam, İstanbul, Edirne ve Trabzon hattından nargileler ile çubuk örnekleri gönderildi; kayıtlarda kimi nargilelerin gümüş ve değerli taşlarla bezendiği, kiraz, yasemin ve abanoz saplar ile bu sapları delmekte kullanılan basit burguların da yer aldığı belirtilir.

Batı Avrupa tarafında ağırlık kildeydi. Fransa'yı Saint-Omer'in kil pipo fabrikaları temsil etti; Louis Fiolet'nin katalog kaydı, atölyenin binden fazla ayrı kalıpla çalıştığını belirtir. Almanya tarafında Höhr'ün kil pipo evleri, İngiltere tarafında ise en geç 1590'dan beri kil pipo yapılan Broseley atölyeleri vardı. Dönemin katalog rehberi iki uçlu bir tablo çizer: Britanya bölümündeki pipo teşhiri önemsiz bulunmuş, Viyana'nın lüle taşı işçiliği ise hem tasarım hem işleme bakımından en öne konmuştur. Sergi aynı zamanda funda kökünün henüz sahneye çıkmadığı bir anın kaydıdır; briyar devrimi bu tabloyu birkaç on yıl içinde bütünüyle değiştirecekti.

Barling ve tartışmalı "sergi piposu"

Kayıtlara göre Londralı Benjamin Barling & Sons firması 29. sınıfta gümüş montürlü sekiz lüle taşı pipoyla yer aldı; katalogdaki adresi Camden Town'dır. Katılımcılara dağıtılan ve ön yüzünde Prens Albert büstü bulunan madalya ise bir başarı ödülü değil, katılım nişanıydı. Aradan yüz yetmiş yıl geçtikten sonra, 2022'de bir Londra müzayedesinde "Büyük Sergi için yapılmış" tanımıyla büyük boy, gümüş montürlü bir Barling lüle taşı listelendi; aktarıldığına göre pipo satılmadı ve sahibinde kaldı. Bu tanımı destekleyen belge olarak yalnızca piponun üzerindeki 1851 tarihli gümüş damgası gösterilebilmiştir. Serginin 1852'de yayımlanan jüri raporlarını inceleyen araştırmacılara göre ise ödül alan pipo katılımcıları arasında Barling adı geçmez. Örnek, antika pipolarda köken ve tarih iddialarının ne kadar dikkatle karşılanması gerektiğini gösterdiği için sık anılır.

bottom of page