19. Yüzyıl Oyma Lüle Taşı Pipoları
19. yüzyıl oyma lüle taşı pipoları, pipo yapımının küçük ölçekli heykelciliğe en çok yaklaştığı üretim kolu sayılır. Eskişehir ovasındaki ocaklardan çıkarılan lüle taşı büyük ölçüde ham yumru hâlinde Orta Avrupa'ya gönderilir, oradaki atölyelerde tek tek elde oyularak yüzü, sahnesi ve öyküsü olan nesnelere dönüştürülürdü. Bu kolun ölçeği, iş bölümü ve motif dağarcığı bugün büyük ölçüde dönemin sergi kayıtlarından ve ticaret basınından izlenebiliyor; yaygın kabul, parlak dönemin 1850 dolayında başlayıp yaklaşık 1920'ye kadar sürdüğü yönündedir.
Malzemenin Elverdikleri
Mineral adı sepiyolit olan lüle taşı tırnakla çizilebilecek kadar yumuşaktır; Mohs sertliği 2 dolayında verilir. Gözenekli kuru kütlelerinde özgül ağırlık 0,988 ile 1,279 arasında ölçülmüştür, yani parça suda yüzebilir. Yumuşaklıkla hafifliğin bir arada bulunması, kalabalık figür gruplarının tek parça taştan çıkarılmasına ve keskinin saç teli, kumaş kıvrımı, yaprak damarı ölçeğine inmesine olanak tanır.
Hazırlık ve bitirme aşamaları da elde yürürdü. Ocaktan çıkan yumrunun üzerindeki kırmızı toprak kabuğu kazınır, taş kurutulur, yeniden kazınıp mumlanırdı. Oyma bittikten sonra parça cam kâğıdıyla düzeltilir, mum ya da stearin içinde ısıtılır, en son kemik külüyle parlatılırdı. Atölyenin artığı da değerlendirilirdi: keski altında biriken toz ve kırıntılar bağlayıcıyla sıkıştırılarak preslenmiş lüle taşı (massa) elde edilirdi. Bu karışım blok taştan daha ağır ve sıkı dokuludur, ince oymaya elverişli sayılmaz.
Atölyeler ve İş Bölümü
Viyana, yüzyıl boyunca oyma lüle taşı işinin başlıca merkezi kabul edilir; Budapeşte, Nürnberg, Paris, Londra ve New York atölyeleri de aynı ağın parçasıydı. Kayıtlara göre yüzyıl sonuna doğru Avusturya'da yaklaşık 150 usta ile 800 kalfa, Amerika Birleşik Devletleri'nde ise üç yüz dolayında oymacı geçimini bu işten sağlıyordu; Almanya'daki atölye nüfusu için birkaç bin kişilik tahminler verilir. Kadro iki yoldan besleniyordu: bir bölümü teknik okullarda veya güzel sanatlar eğitiminde yetişmiş, bir bölümü doğrudan usta yanında işi öğrenmişti. New York'ta bu işin en görünür adresi Kaldenberg atölyesiydi.
Üretimin tamamı bu düzeyde değildi. Geyik, köpek, at ve kartal pençesi gibi birkaç motifin sayısız kopyası, aynı yıllarda ucuz mal olarak piyasayı doldurmuştu. Ağızlıkta ise kehribar dönemin en itibarlı malzemesiydi.
Sergi Pipoları
Büyük sergiler, atölyelerin birbirini ölçtüğü vitrindi. 1851 Londra Büyük Sergisi'ne Nürnberg'den gümüş çerçeveli, üzerine aziz ve ejderha sahnesi işlenmiş bir hazne girmişti. 1862 Londra Uluslararası Sergisi'nin vitrinlerinde bir Shakespeare oyunundan alınmış sahneler ve at arabalı kalabalık kompozisyonlar bulunuyordu. 1867 Paris Evrensel Sergisi'ne New Yorklu Kaldenberg & Son otuz parçayla katıldı. 1876 Philadelphia Centennial Sergisi üzerine yazılmış dönem tarihçelerinde ise Avusturya işi lüle taşı ürünler ayrı bir grup olarak anılır: ünlü kişilerin portreleri, halk tipleri, hayvan ve kuş figürleri, av ve tarih sahneleri.
Dönemin gazete haberlerine göre 1889 Paris Sergisi için hazırlanan bir takım, George Washington'dan Benjamin Harrison'a kadar ABD başkanlarının baş ve omuz portrelerini ayrı haznelere taşıyor, portreler çelik gravürlerden çalışılıyordu. 1893 Chicago Kolomb Sergisi'nde teşhir edilen dev hazne ise Kolomb'un karaya çıkışını yirmiyi aşkın figürle canlandırıyordu; aktarılana göre taş bu iş için özel olarak Türkiye'den getirtilmişti.
Bir Efsane ve Dönemin Sonu
1949'da bir Amerikan pipo dergisinde çıkan yazıya göre Fransız heykeltıraş Pierre Paul Puget (1620-1694), 1652'de çok figürlü bir lüle taşı pipo oymuştu. Pipo tarihçileri bu anlatıyı kabul etmez: lüle taşının pipo malzemesi olarak ilk kayıtlı kullanımı 1723 dolayına, yani Puget'nin ölümünden yaklaşık otuz yıl sonrasına tarihlenir.
Parlak dönemin sonu malzeme değişikliğiyle geldi. Briyar 19. yüzyılın ikinci yarısında ucuz ve dayanıklı bir seçenek olarak yayılınca emek yoğun oymacılık geriledi; bu dönüşüm Briyar Devrimi maddesinde ele alınır. Zanaatın Anadolu'daki sürekliliği için Eskişehir lüle taşı oymacılığı maddesine bakılabilir.
