top of page
< Back

Briyarın Keşfi: İlk Briyar Pipo Tartışması

Briyarın keşfi, pipo tarihinin en çok tartışılan sorularından biridir. Funda kökünün (briyar) 19. yüzyıl ortasında pipo malzemesi olarak benimsendiği kesindir; bunu ilk kimin, nerede ve hangi yılda denediği ise değildir. Geriye ne bir sicil kaydı ne de bir patent kalmıştır. Bilinen iddiaların hepsi olaydan onlarca yıl sonra, çoğu da ikinci elden yazıya geçmiştir; bu yüzden aşağıdaki başlıklar birer kesinlik değil, birbiriyle yarışan anlatı öbekleri olarak okunmalıdır.

Korsika rivayeti

En çok dolaşan anlatı, Alfred Dunhill'in 1924'te yayımladığı The Pipe Book adlı pipo tarihi kitabına dayanır. Buna göre Napolyon'un doğduğu adaya giden bir Fransız pipo imalatçısının lüle taşı piposu kırılır, adam yerli bir köylüye funda kökünden yenisini yaptırır, dönerken de yanına malzemeden örnekler alır. Dunhill'in oğlu Alfred Henry Dunhill 1954 tarihli kitabında aynı çizgiyi sürdürdü; 1962'de Amerikalı üretici Carl B. Weber kendi pipo kılavuzunda anlatıyı sadeleştirerek yineledi. Rivayetin dayandığı hiçbir belge gösterilebilmiş değildir ve tarih olarak yalnızca "1850'lerin başı" gibi bir aralık verilir. Üç kitabın da geniş okur kitlesine ulaşması, anlatıyı belgesel değerinden bağımsız olarak en tanınır biçim hâline getirmiştir.

Beaucaire panayırına çıkan izler

Fransız kaynakları başka bir yöne bakar: Rhône kıyısındaki Beaucaire'de her yıl 15-25 Temmuz arasında kurulan Madeleine panayırına. 1217'de kurulan ve yüzyıllar boyunca Fransa'nın en kalabalık ticaret buluşması sayılan bu fuar, demiryolunun yaygınlaşmasıyla eski ağırlığını yitirmişti; yine de kaynakların anlattığı karşılaşmalar burada geçer. 1929'da coğrafyacı André Mathieu, 1854'te fuardan dönen bir tornacının funda kökünü pipoda denemeyi akıl ettiğini yazdı. 1937'de Thérèse Colin, Saint-Claude'dan bir zanaatkârın yine 1854'te fuarda tanıştığı güneyli bir tüccardan aynı öneriyi aldığını aktardı. Sonraki literatürde iki iddia daha dolaşıma girdi: Saint-Claude Sanat ve İmalat Danışma Odası delegeleri Regad ile Buat'ın bir handa gördükleri sert ahşap tuzluktan yola çıktığı ve Chaumont'tan tornacı David'in ilk örnekleri kasabaya getirdiği. Bu ikisi de yıl verilmeden, kuşaktan kuşağa aktarılan iddialar olarak kalmıştır.

Ligier'nin tanıklığı

Tarih ve yer bakımından en ayrıntılı anlatı, André Paul Bastien'in 1973 tarihli kitabıyla literatüre girdi. Bastien, dönemin bir Saint-Claude ticarethanesinde çalışan Jules Ligier'nin tanıklığını aktarır: Ekim 1858'in ilk günlerinde şimşir kütüğü satmak üzere Gay Aîné mağazasına gelen Taffanel adlı güneyli bir tüccar, cebinden testereyle altı köşeli kesilmiş, bambu ağızlıklı kaba bir pipo çıkarır. Tüccara göre pipo funda kökündendir ve kendi yöresindeki bir çoban onu bir yıldan uzun süre, ahşabı yakmadan içmiştir. Ligier'ye göre aynı ay içinde yaklaşık 1.440 adetlik bir taslak blok (ebauchon) siparişi verilmiş, ekim biterken bunlardan yapılan pipolar Paris'e, Kuzey Fransa'ya ve Belçika'ya yollanmıştır. Tanıklık ikinci bir bağımsız kaynakla doğrulanamamıştır; buna karşın "ilk deneme" ile "ilk ticari sevkiyat" arasındaki farkı görünür kıldığı için sık anılır.

Tek bir ad neden çıkmıyor

İddiaların bir bölümü Saint-Claude'un tamamen dışını gösterir. 1927'de botanikçi ve coğrafyacı Auguste Chevalier, bilgiyi kendi görüşü olarak benimsemediğini belirterek, sanayinin 1850 dolayında Doğu Pireneler'deki Saint-Paul-de-Fenouillet'te doğduğu yolundaki bir aktarımı yayımladı. 1981'de çıkan bir Fransız kitabında ise ilk kaba briyar pipoları Pireneli köylülerin bıçakla yonttuğu ileri sürülür. Var bölgesindeki Cogolin, Maures masifinin kökünü çok erken tarihlerde işlediğini savunur; kasabanın yüksek nitelikli pipo üretiminde uzmanlaşması ise kayıtlarda 1880 dolayına tarihlenir. Ayrı bir çizgide, 1986'da Amerikalı koleksiyoncu Richard C. Hacker, Saint-Claude'da çalışan imalatçı François Comoy'nun 1840 dolayında funda kökü yontmaya başladığını ileri sürdü; bu tarih öteki kaynakların işaret ettiği aralıktan on yılı aşkın süre erkendir ve başka bir kayıtla desteklenmez.

Camianın bugünkü kanaati, tek bir mucit aramanın yanlış soru olduğu yönündedir. Funda kökü Akdeniz havzasında birbirinden habersiz pek çok kişinin eline geçmiş olabilir; belirleyici olan, malzemeyi ilk kimin denediğinden çok, köklü bir ahşap tornacılığı geleneği bulunan Saint-Claude'un onu 1855'ten sonra hızla bir sanayiye çevirmesidir. Bu dönüşümün ayrıntıları briyar devrimi maddesinde ele alınır.

bottom of page