Yunas Edge (Yunus Ege)
Yunas Edge, uluslararası pipo kaynaklarında rastlanan ve Eskişehirli lüle taşı oymacısı Yunus Ege'nin adının bozulmuş yazımı olduğu kabul edilen biçimdir. Aynı kişiyi anlattığı, iki taraftaki olguların örtüşmesinden anlaşılır: her ikisinde de bir lüle taşı ocağı işçisinin Eskişehirli oğlu, 1965'te başlayan bir çıraklık ve Yanık soyadlı bir usta vardır. Eşleştirmeyi doğrudan kuran bir belge bulunmadığından bu, kayıtlara dayalı bir çıkarım sayılmalıdır.
Ocaktan tezgâha
Ege'nin babası Eskişehir çevresindeki lüle taşı ocaklarında çalışan bir işçiydi; oğlunun oymacılığa yönelmesi de bu işin kurduğu tanışıklıklar sayesinde oldu. Taşı yerin altından çıkaran ile onu tezgâhta biçimlendiren arasındaki mesafe yörede hiçbir zaman büyük olmamıştır. Zanaata giriş yılında kaynaklar birleşir: 1965. Doğum yılında ise ayrışırlar. José Manuel Lopes'in ustalar derlemesinde 1941 geçer, ustayı tanıtan iki ayrı künye ise 1948'de buluşur. Aradaki farkı çözen bağımsız bir kayıt olmadığından burada iki tarih de kesinleştirilmeden anılmıştır.
Yanık tezgâhında üç yıl
Anlatılana göre baba Ege, dönemin tanınmış oymacısı Hüseyin Yanık'a blok taş sağlıyordu; oğlunun çırak olarak kabul edilmesi de bu ilişki ve babanın ısrarı üzerine gerçekleşti. Yabancı kayıtlarda ustanın adı "Huseyn Yankik" gibi bozulmuş biçimlerde görülür. Çıraklığın 1965-1968 arasını kapsadığı belirtilir. Bu üç yılda aktarılan yalnızca oyma tekniği değildi: blok seçiminden haznenin açılmasına, bitirmeden balmumu cilasına kadar sürecin bütünü öğretildi. Eskişehir lüle taşı oymacılığında ustalığın ölçütü de budur; taşın hangi damarında çatlayacağını kestirmek ancak tezgâh başında geçen yıllarla kazanılır.
Zincir bir kuşak sonra yön değiştirdi. Hüseyin Yanık'ın 1980'lerin sonlarında tezgâhı bırakmasıyla birlikte oğlu Sadık Yanık'ın yetişmesinde Yunus Ege'nin payı olduğu hem satıcı künyelerinde hem de Yanık ailesinin kendi anlatısında belirtilir. Böylece ustanın çırağı, bir süre sonra ustanın oğluna hocalık etmiş olur. Eskişehir'de bilginin kurumlar üzerinden değil kişiler üzerinden aktarıldığını gösteren örneklerden biridir.
İşleri ve dolaşımı
Ege'nin dağarcığında klasik pipo kalıplarından çok figürlü hazneler ağır basar: haznenin tamamı bir insan başına ya da hayvana dönüşür, tarihî ve edebî tipler öne çıkar. Lopes'in derlemesinde yıllık üretimin üç yüz pipo dolayında olduğu belirtilir; bu rakamın bağımsız bir dökümü yoktur. Parçalar seri kalıba bağlı olmadan tek tek biçimlendirildiğinden üretim, artisan pipo tanımının içinde kalır.
İşlerinin bir bölümü, Türk lüle taşını Amerika Birleşik Devletleri'ne taşıyan SMS aracılığıyla dolaşıma girmiştir; şirket kendi kataloğunda Ege'yi ayrı bir usta başlığı altında anar. Atıf yaparken dikkat gerekir: "Ege" soyadı birden çok oymacıda görülür, kataloglarda Erdoğan Ege ile H. Ege imzalı pipolar da bulunur. Bir işi Yunus Ege'ye bağlamadan önce imzanın yalnızca soyadına değil tamamına bakmak gerekir. Adın yurt dışındaki yazılı kayıtlarda hangi aşamada bozulduğu ise belgelenmiş değildir.
