Ulmer Maserholzpfeifen (Ulm Kök Ahşabı Pipoları)
Ulmer Maserholzpfeifen, Güney Almanya'da Ulm ve çevresinde ağaç kökünden ve gövde urundan oyulan, çoğu işlemeli bir gümüş kapakla tamamlanan pipoların ortak adıdır. Briyar (funda kökü) Avrupa tezgâhlarına girmeden çok önce yaygınlaşan bu üretim, lonca çatısı altına hiç alınmadığı için sonuna kadar kırsal bir yan uğraş olarak kaldı; yine de bölgenin adını taşıyan bir pipo tipi doğurdu. Buradaki "Ulm" yalnızca bugünkü şehri değil, şehrin egemenliğine giren geniş kırsalı da anlatır: Geislingen, Söflingen, Pfuhl, Waldstetten ve Rechberg bu ağın bilinen halkalarıdır.
Loncasız bir zanaat
Kayıtlara göre konuya ilişkin en erken belge 1695 tarihlidir. Birkaç yıldır ahşap tütün piposu yaptıklarını ve gövdelerini gümüş ile tombak levhayla kapladıklarını bildiren iki zanaatkâr, şehir meclisinden bir nizamname ve lonca statüsü ister; talep aynı yazın sonunda, işi ne usulünce öğrendikleri ne de gezerek pekiştirdikleri gerekçesiyle geri çevrilir. Yirmi yıl sonra Geislingen'deki pipocular elli kişi olduklarını söyleyip kendi loncalarını istediğinde de sonuç değişmez; 1716'daki ikinci ret, pipoculuğu kalıcı biçimde "serbest zanaat" hânesine yazar. Bunun iki yüzü vardı: usta hakkı, çıraklık zorunluluğu ve çalışan sayısı sınırı yoktu, ama pipocular loncalı esnafın satış ayrıcalıklarıyla sürekli çekişti; 1824'te pipo sapı ticareti bile onlara kapatıldı.
Yan uğraş olması atölyeleri küçük tutmadı. Kayıtlara göre 1790'da kardeş iki pipocu, Ulm'deki tezgâhlarının yanı sıra Langenau, Rechberg ve Söflingen gibi yerleşimlerde onlarca kişiyi evlerinde çalıştırıyordu. Yine de işi asıl geçim kaynağı sayanların sayısı 18. yüzyılın sonu ile 1812 arasında kırk beşi aşmadı. Waldstetten'de 1790–1800 dolayında altmış ustanın bu işle uğraştığı yerel kayıtlara geçmiştir.
Maser ahşabı ve tedariki
Maserholz, ağacın kök ve ur bölgelerinden çıkarılan, damarı düzensiz, ağır ve geç tutuşan ahşaptır. 1830 tarihli bir üretim elkitabı uygun türler olarak karaağaç, dişbudak, kızılağaç, huş, kavak, akçaağaç, ardıç, üvez, ceviz ve şimşiri sayar. Hiçbiri ateşe tam dayanıklı olmadığı için hem hazne hem duman kanalı ince bir madenî gömlekle kaplanırdı; bu çözüm, pipo hazne malzemeleri arasında ahşabın briyar öncesindeki sınırını iyi gösterir. Hammaddeyi "Maserhauer" denen kök toplayıcıları getirirdi; kaynaklar Bavyera, Württemberg ve Bohemya ormanlarını, İsviçre ile Tirol'ü, şimşir için de Anadolu'yu anar. Talep büyüdükçe toplayıcılar ölü kütüklerle yetinmeyip taze kök için ağaç devirmeye başladı; bu tahribat 18. ve 19. yüzyıl Württemberg orman nizamnamelerinde açıkça kınanır.
Kloben, Ungarnform ve gümüş kapak
Koleksiyon yazını iki temel kalıp tanır. Ungarnform'da hazne ince ve yüksektir, sapın takıldığı boynu belirgin biçimde aşar ve düz bir kapakla örtülür. Ulmer Kloben ise bu tipin yerel türevidir: haznenin ön yüzünden aşağı doğru incelen bir ahşap sırt iner, hazne ile boyun aşağı yukarı aynı hizada durur, kapak miğfer ya da kubbe gibi yükselir ve hava alması için çoğu kez ajur işlenir. Müze kayıtlarında bu biçim yer yer "Sackpfeife" adıyla da geçer. Her iki kalıpta hazne ile sap, hem güvenlik hem süs olsun diye ince zincirlerle bağlanırdı. Anlatıldığına göre Kloben biçimini 1730'larda Ulm'de dokumacılıktan artan vaktinde pipo oyan Jakob Glöckle ortaya çıkarmıştır; 1840 dolayında yüz on dört ayrı hazne tipinin yapıldığı, çoğunluğun Ungarnform olduğu kaydedilir.
Gümüş işçiliği çoğunlukla Ulm'de değil Blaubeuren, Heilbronn ve özellikle Schwäbisch Gmünd'de yaptırılırdı; sonuncusu 18. yüzyıl ortasında iki yüz elli dolayında kuyumcu ustasını barındıran bir merkezdi. Bu dışarıya iş verme usulü 1829'da Ulm kuyumcularının dava açmasına yol açtı; meclis, taşradan sipariş edilen pipoların yabancı gümüş işçiliğiyle satılabileceğine, Ulm'de yapılanların ise yerli kuyumculara işletilmesine hükmetti. Kapak kenarında sık rastlanan "13" damgası, Almanya'da 1 Ocak 1888'e kadar geçerli lot sistemini gösterir: on altı birimin on üçü gümüş, yani binde 812,5 saflık. Usta damgasına ise seyrek rastlanır. İki düzlemli kapaklar sahibinin adının baş harflerine, mesleğine ya da av sahnelerine yer açardı. Bavyera ordusunun Kral II. Ludwig'in öldüğü 1886'ya kadar koruduğu tırtıllı miğfer (Raupenhelm) de kapak kalıplarına girmiştir; Ulm 1802'de Bavyera'ya bağlanmış, 1810'da Württemberg'e geçmişti.
Gerileyiş
Üretim 1840'tan sonra hızla geriledi. Ucuz porselen hazneler, giderek daha gösterişli oyulan lüle taşı (meerschaum) pipolar ve 1850'den itibaren puronun yaygınlaşması pazarı daralttı; 1880'lerden sonra kızılağaç ve ardıç kökü bulmak da zorlaştı. Kayıtlara göre 1870'te Ulm şehrinde yalnızca üç pipo yapımcısı kalmıştı; yüzyıl sonu adres defterlerinde "hakiki Ulm maser piposu" ilanı veren adların çoğu ise üretici değil satıcıydı. Aynı yıllarda briyarın Saint-Claude üzerinden yayılması yerel kök ahşabına duyulan ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Kayıtlara göre 1990'ların ortasına kadar Odenwald'daki bir Alman atölyesi sadeleştirilmiş Ulm biçimlerini yeni gümüş kapaklarla üretmeyi sürdürdü. Bugün bu pipolar, başta Almanya'daki yerel müzeler olmak üzere kamu ve özel koleksiyonlarda korunmaktadır.
