top of page
< Back

Dunhill Patent Damgaları ve Tarihlendirme

Dunhill patent damgaları, bir Dunhill piposunun sapına vurulan ve üretim yılını daraltmaya yarayan işaretlerdir. Markanın erken dönem pipolarında sapın üstünde bir ya da iki patent numarası, bunların yanında marka adı ve şehir satırı, 1920'lerden sonra da küçük bir yıl kodu bulunur. Bu üç öğeyi birlikte okumak çoğu örnekte üretim tarihini birkaç yıla, elverişli durumlarda tek bir yıla indirir.

Patent dönemi

Koleksiyoncuların "patent dönemi" dediği aralık, sapa patent numarası vurma alışkanlığının başlayıp bırakıldığı yılları kapsar; derlemelerde bu aralık yaklaşık 1905-1954 olarak verilir. Alfred Dunhill'in pipoyla ilgili ilk İngiliz patenti 21 Kasım 1904'te başvurulmuş, 28 Eylül 1905'te kabul edilmiştir. Belge, hazneye kalıcı biçimde yükseltilmiş ya da metal veya asbestten çıkarılıp takılabilen bir rüzgâr siperi eklenmesini konu alır; amaç, açık havada yanan tütünü rüzgârdan korumaktır. Marka tarihçesinde bu piponun özellikle otomobil kullanırken içmek isteyenler düşünülerek geliştirildiği belirtilir. Başvuru numarası olan 25261, gövdeye iki satır hâlinde vurulan DUNHILL'S üstü PATENT damgasının dayanağıdır. Bu ilk pipolar, Dunhill'in Duke Street'teki tütüncü dükkânını 1907'de açmasından önce piyasaya çıkmıştı. Anlatıldığına göre damga, marka kendi üretimine geçip DUNHILL üstü DUKE ST. S.W. ibaresini yerleştirdiğinde, 1910 dolaylarında bırakıldı; yine aynı kayıtlarda ilk pipoların cilalı Cezayir briyarından yapıldığı ve yalnızca iki şekil koduyla, billiard için "T" ve bulldog için "U" ile üretildiği söylenir.

İç boru patentleri

Sapın içine yerleştirilen alüminyum iç boru (inner tube), markanın en çok damga üreten yeniliğidir. İngiliz patenti 5861/12 için başvuru 8 Mart 1912'de yapılmış, kabul 6 Mart 1913'te gelmiştir; metin, iki ucu özel biçimlendirilmiş, çıkarılabilir düz bir metal boruyu tarif eder. Amerika'ya giden pipolarda aynı buluşun ABD karşılığı kullanıldı: 7 Mart 1913'te dosyalanan ve 9 Mart 1915'te verilen 1.130.806 numaralı patent, sapta PATENTED MARCH.9.15 ya da PAT.AMERICA 1915 biçiminde görünür. 116989/17 numaralı İngiliz patenti Alfred Dunhill ile Thomas George Mandeville adına 26 Eylül 1917'de başvurulmuş, 1918'de yayımlanmıştır; getirdiği yenilik, boruyu sapta tutan bir flanştır. 1918'den sonra iki ayrı numaranın aynı sapta yan yana durduğu örnekler görülmeye başlar. Bu tarihlerin bir başka tanığı, 14 Ekim 1918'de dosyalanıp 25 Mayıs 1920'de verilen 1.341.418 numaralı ABD patentidir; ahşabın yağda bekletilmesini, ısıl işlemi ve damarı belirginleştiren kumlamayı tek bir üretim dizisi olarak anlatır.

Marka damgası ve yıl kodu

Patent numarası tek başına dar bir aralık vermediğinde marka damgasının biçimi devreye girer. İşe çoğu kez en kaba sınırdan başlanır: markanın ağızlık üstüne yerleştirdiği beyaz nokta 1912'de kullanılmaya başlandığından, noktalı bir pipo bu tarihten öncesine verilemez. Sap yazısı 1918 sonbaharının sonunda DUNHILL üstü LONDON'a döndü; kaynaklar geçiş için birkaç haftalık farklı tarihler verdiğinden gün kesin değildir. 1919 boyunca iki satırın kavisi ve uzunluğu yeniden kesildiği için harflerin hizası, ay düzeyinde bir kestirime imkân tanıyabilir. Aynı yıllarda görülen kuyruklu "D" harfi ile "A" damgasının daire içinde olup olmamasının da 1918-1924 aralığını daralttığı kabul edilir.

Yıl kodu düzeni 1921'de kuruldu. Patent numarasının hemen ardına, kimi zaman ENGLAND yazısından sonra, küçük ve altı çizili bir rakam vurulur. Derlemelerde 1 rakamının 1921'e, 0'ın 1930'a, 11 ile 14 arasındaki sayıların da 1931-1934 yıllarına karşılık geldiği bildirilir. Aynı kayıtlara göre düzen ilk yılında yaygınlaşmadığından, kuyruklu "D" taşıyıp kodsuz kalan bir pipo genellikle 1921'e verilir.

Damga okunmadığında

Fabrikanın kodu vurmayı atlaması ya da damganın cilalama sırasında silinmesi sık karşılaşılan bir durumdur; böyle hâllerde ikincil ipuçlarına başvurulur. MADE IN ENGLAND ibaresinin yaklaşık 1926-1927'ye kadar ağırlıkla ihracata giden pipolarda bulunduğu, ağızlığın üstüne vurulan tescil numarasının ise 1910'ların ortasından 1930'ların başına kadar kullanıldığı kabul edilir. Damgalar arasında çelişki çıkması alışılmadık değildir; bu yüzden tek bir ayrıntıya değil, sapın üstündeki işaretlerin tümüne bakılması önerilir.

bottom of page