top of page
< Back

Lüle Taşının Adları: Meerschaum, Écume de Mer, Sepiyolit

Lüle taşının adları, tek bir mineralin dört dilde dört ayrı mantıkla adlandırılmasının örneğidir. Formülü Mg4Si6O15(OH)2·6H2O olan bu sulu magnezyum silikat, mineraloji literatüründe sepiyolit, Almancada Meerschaum, Fransızcada écume de mer, Türkçede ise lüle taşı diye anılır. Adlardan biri taşın görünüşünü, biri neye benzediğini, biri de ne işe yaradığını anlatır; aralarındaki tek düz çeviri ilişkisi Almanca ile Fransızca arasındadır.

Deniz köpüğü benzetmesi

Almanca Meerschaum'un sözlük karşılığı "deniz köpüğü"dür. Sözcük İngilizceye 1784'te olduğu gibi girmiş, önce yumuşak beyaz bir kil türünü, 1789'dan itibaren de bu kilden yapılmış hazneli pipoyu anlatmıştır. Fransızca écume de mer, Almancanın birebir karşılığıdır. Benzetmenin fiziksel dayanağı açıktır: taş gözenekli, yumuşak ve beyazdır, yoğunluğu düşük parçaları suda batmaz. Bir etimoloji sözlüğü tanımın Almancaya özgü olmadığını, izinin Latince spuma maris ve Yunanca halos akhne kalıpları üzerinden Farsça kef-i deryâ ifadesine kadar sürüldüğünü belirtir; bu zinciri bütün kaynaklar paylaşmaz.

Benzetme yerleştikçe onu harfi harfine anlayanlar da çıktı. On dokuzuncu yüzyılın popüler yayınlarında taşın kıyıya vuran köpüğün katılaşmış hâli olduğu ya da denizde yaşamış canlıların kabuklarından oluştuğu yolunda açıklamalar dolaştı; dönemin uzmanları bunları defalarca düzeltse de inanış yayınlarda uzun süre canlı kaldı. Oysa taşın pipo yapımında kullanıldığına dair ilk kayıt 1723 dolaylarına uzanır: sözcük Avrupa dillerine yerleştiğinde malzeme çoktan tanınıyordu.

Bilimsel ad: sepiyolit ve öncülleri

Mineralin bugün kullanılan bilimsel adını Alman mineralog Ernst Friedrich Glocker 1847'de önerdi. Sepiyolit, mürekkep balığının gözenekli iç kabuğunu anlatan Yunanca sepion ile "taş" anlamındaki lithos sözcüklerinden kuruludur; seçimin gerekçesi taşın dokusunun bu kabuğu andırmasıdır. Bu addan önce literatürde başka karşılıklar dolaşıyordu. İsveçli mineralog Axel Fredrik Cronstedt'in mineralleri kimyasal bileşimlerine göre sınıflandırdığı derlemesi 1758'de yayımlanmıştır; sepiyolite karşılık gelen maddeyi burada "keffekil" adıyla kaydettiği aktarılır. Aynı literatüre göre Richard Kirwan 1794'te "myrsen" adını kullanmış, R. J. Haüy ise 1801'de Fransızca écume de mer karşılığını benimsemiştir; bu iki künye bağımsız kaynaklarda doğrulanamamıştır. Keffekil'in Tatarcadan alınıp Türkçede biçim değiştirdiği ileri sürülür, myrsen'in kökeni ise belirsizdir.

Kummer iddiası

Fransızcada adın kökenine dair bambaşka bir açıklama uzun süre tutundu: écume de mer'in aslında Kummer soyadlı bir imalatçının adından bozma olduğu iddiası. İddiayı ayakta tutan tek dayanak, iki söyleyişin kulağa yakın gelmesiydi. Kummer'in kim olduğu konusunda dönemin metinleri hiç anlaşamaz; aynı kişi kimi kaynakta Strazburglu bir usta, kimi kaynakta Tuna boyunda çalışan bir imalatçı, kimi kaynakta da hiç yaşamamış kurmaca bir addır. Pipedia'nın aktardığı on dokuzuncu yüzyıl tarihli bir Fransız sözlük maddesi, bu adı yazar Alphonse Karr'ın uydurduğunu ileri sürer; iddia başka bir yerde doğrulanamadı. Bugün ciddi kaynaklar türetimi kabul etmez, çünkü écume de mer zaten Almanca Meerschaum'un çevirisidir. Malzemenin Avrupa'ya geçişini 1683 Viyana kuşatmasına ve Macar bir kunduracıya bağlayan yaygın anlatı da benzer biçimde tartışmalı sayılır.

Türkçedeki ad

Türkçede ad ne benzetmeye ne de mineralojiye dayanır; doğrudan işlevi anlatır. Lüle, pipo ve çubukta tütünün yakıldığı hazneye verilen addır; lüle taşı da "lüle yapılan taş" demektir. Sözcük, Tophane lüleciliği gibi hazne yapımına dayalı bir zanaatın sözlüğünden çıkmıştır. Oymacılığa elverişli yatakların neredeyse tamamı Eskişehir çevresinde bulunduğundan ad, Eskişehir lüle taşı oymacılığı geleneğiyle birlikte yerleşmiş, zaman zaman Avrupa kaynaklarında da olduğu gibi kullanılmıştır. Dört adın yan yana yaşamayı sürdürmesi, piponun dünya tarihi boyunca aynı maddeye birbirinden habersiz kültürlerin ayrı ayrı ad takmasının doğal sonucudur.

bottom of page