top of page
< Back

İyi Bir Briyar Pipoyu Ne Belirler?

İyi bir briyar pipoyu ne belirler sorusunun tek bir karşılığı yoktur; ölçütlerin bir bölümü malzemenin ölçülebilir nitelikleriyle ilgilidir, bir bölümü ise tümüyle öznel kalır. Yine de camiada büyük ölçüde uzlaşılmış bir değerlendirme çerçevesi bulunur: kökün yaşı ve dokusu, kurutmanın niteliği, gövdenin işlenme biçimi, ağızlığın yapımı ve bitirme işçiliği. Konuyu derli toplu biçimde ele alan erken metinlerden biri, 1985'te Pipe Smoker dergisinde iki bölüm hâlinde yayımlanan ve pipo ithalatçısı R. D. Field imzasını taşıyan yazı dizisidir; Field, aynı yıllarda Ashton markasının kuruluşunda da rol almış bir isimdir.

Kökün yaşı ve damarı

Pipoya dönüşen kısım, briyarın toprak altındaki kök yumrusudur. Kayıtlara göre yumrular otuz ile altmış yaş arasında sökülür; ticari gelenekte daha yaşlı ve daha yavaş büyümüş kökün üstün sayılmasının nedeni, dokunun sıklaşarak közün ısısına ve içim sırasında oluşan sıvılara daha uzun süre dayanmasıdır. Yaşın en pratik göstergesi damar sıklığı kabul edilir; desen ister alev (flame) ister kuş gözü (birdseye) olsun, çizgiler sıklaştıkça kökün yaşlandığı varsayılır. Cilalı yüzeyde damar çıplak gözle okunur, kumlanmış gövdede ise ancak yüzeyin kazınmış dokusundan tahmin edilebilir.

Kökün geldiği coğrafya da tartışma konusudur. Briyar Akdeniz havzasından, başlıca İtalya, Yunanistan, İspanya, Fransa ve Kuzey Afrika'dan gelir; koleksiyoncular arasında bazı bölgeler diğerlerinden daha itibarlı sayılır. Bu ayrımın nesnel bir ölçüte dayanmadığı, aynı derecede iyi bir kökün her kaynaktan çıkabileceği de sıkça dile getirilir.

Eski ticaret literatüründe geçen "erkek kök / dişi kök" ayrımının botanikte bir karşılığı yoktur: ağaç fundasının bağlı olduğu fundagiller (Ericaceae) familyasında çiçekler erseliktir, yani erkek ve dişi bireylere ayrılmış bir tür söz konusu değildir. Terimler uygulamada yalnızca ince ve hafif yumruları kısa ve yoğun olanlardan ayırmak için kullanılmıştır.

Kurutma ve kürleme

Sökülen yumru önce kaynatılır, ardından kurumaya bırakılır. Doğal kurutmanın süresi bloğun boyutuna ve çıkarıldığı toprağın yapısına göre değişir; kimi kaynaklar on sekiz aylık bir kurutmadan söz ederken atölyelerin bu süreyi yıllara yaydığı da bilinir. Fırında kurutma çok daha hızlıdır; buna karşılık doğal kurutmanın çatlama riskini azalttığı ve reçineyi buharlaştırmaya daha elverişli olduğu kabul edilir.

Ayrı bir yöntem olan yağla kürlemede gövde, ısı ve yağ yardımıyla kalan reçineden arındırılır. Kayıtlara göre yöntemin patenti 1913'te İngiltere'de Alfred Dunhill adına alınmış, 1918'de Amerika Birleşik Devletleri'nde de başvuruya konu olmuştur. Dunhill sonraki yıllarda uygulamadan vazgeçmiş, yöntemi Ashton ve Radice gibi üreticiler sürdürmüştür.

İşçilik ve bitirme

Gövde ya elde torna edilir ya da makineyle kesilir. El işçiliğinde usta kusurun etrafından dolaşarak biçimi değiştirebildiği için daha az briyar israf olur; buna karşılık duvar kalınlıkları tam olarak eşitlenmez. Makine kesimi kusursuz simetriyi tekrarlanabilir kılar, ne var ki çıkan gövdelerin yalnızca küçük bir bölümü lekesiz kalır. Sürecin tamamı bir pipo nasıl yapılır maddesinde anlatılır.

Ağızlık, içim rahatlığını doğrudan belirlediği için ayrı bir değerlendirme başlığıdır. Kalıpta dökülen hazır ağızlıklar dayanıklıdır ama dudak kısmı kalın kalır; elde kesilen vulkanit veya akrilik ağızlıkta bu bölüm inceltilir ve ısırma çıkıntısı belirsizleştirilir. Malzeme farkları ağızlık malzemeleri maddesinde ele alınır. Bitirme aşamasında zımpara, boya ve cila büyük ölçüde elde uygulanır; iyi çıkmış bir yüzey ne vernikle kaplanmış izlenimi verir ne de pipo ısındığında boyayı ele bırakır. Cilalı, kumlanmış ve rustik yüzeylerin farkları için yüzey işlemleri maddesine bakılabilir.

Kusur toleransı

Briyarın doğasında kum kovuğu (sandpit) denen küçük boşluklar vardır; bunlar mineral kalıntılarından oluşur ve her kök parçasında bir ölçüde bulunur. Bir kovuk gövde tornalanırken tümüyle kesilip gidebilir, yüzeyde açıkta kalabilir ya da yüzeyin hemen altında gizli durabilir; bu yüzden hiçbir iz taşımayan bir gövde nadirdir. Kumlama ve boya, yüzeyde kalan izleri büyük ölçüde örter. Ağırlık da benzer biçimde kişisel bir tercihtir: hafif pipoyu üstün sayan yaygın kanaate karşılık, yoğun dokulu ve ağır gövdenin ısıya daha dayanıklı olduğu görüşü de vardır. Yeni başlayanlara yönelik pratik seçim ölçütleri ilk pipo seçimi maddesinde toplanmıştır.

bottom of page