Pipo Yapımında Kullanılan Alternatif Ağaçlar
Pipo yapımında kullanılan alternatif ağaçlar, briyar bulunamadığında ya da pahalıya geldiğinde ustaların başvurduğu ikinci sıra malzemelerdir. Funda kökünün ısıya dayanımını ve gözenek yapısını tam olarak veren bir ağaç bulunmadığı için bu türler hiçbir zaman briyarın yerini almadı; buna karşılık savaş yılları, ambargolar ve ekonomik daralmalar boyunca pipo üretiminin sürmesini sağladılar.
Denenmiş türler
Kayıtlara geçen listede akçaağaç, kiraz, siyah ceviz, meşe, zeytin, gül ağacı, manzanita, mesquite, kayın, hikori, dağ defnesi, maun, abanoz, şimşir ve hünnap gibi türler yer alır. Uzak Doğu ve Afrika kökenli wenge ile jichimu gibi sert ağaçlar da bölgesel olarak denenmiştir. Ortak sorun aynıdır: bu ağaçlar genellikle daha yumuşaktır, gözenek yapıları daha kapalıdır ve kâsenin iç yüzeyi yanmaya briyara göre daha açıktır. Bu yüzden alternatif ahşaptan yapılan kâseler çoğu zaman daha kalın bırakılır, kimi geleneklerde iç yüzey ayrıca işlenir.
Kiraz: ayakta kalan tek gelenek
Listedeki türler arasında yalnızca kiraz ağacı kalıcı bir üretim çizgisine dönüştü. Fransa'da Eugène-Léon Ropp 1869'da kiraz ağacından pipo yapımına ilişkin bir patent aldı ve ertesi yıl Vosges'deki Bussang'da atölyesini kurdu. Kayıtlara göre atölye 1917'den itibaren briyara da yöneldiyse de markanın kimliği sonuna kadar kirazla anıldı; üretim 1991'de durdu, marka 1994'te Cuty-Fort Entreprises bünyesine geçti. Kiraz pipoların ayırt edici görüntüsü, kabuğun kâse üzerinde bırakılmasından gelir.
Amerika'da ise mısır koçanı pipolarıyla tanınan Missouri Meerschaum, sert ağaçtan çevrilen Ozark Mountain serisini kataloğunda tutmayı sürdürür. Bu modeller huş gövdeden üretilir ve akçaağaç ile kiraz tonlarında sunulur; yani "kiraz" burada bir renk ve biçim geleneğine işaret eder. Markanın mısır koçanı üretimi için Mısır Koçanı Pipo maddesine bakılabilir.
Kayın ve savaş yılları
Alternatif ahşabın zorunluluktan doğduğunun en bilinen örneği Stanwell'dir. Poul Nielsen, İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa'dan briyar getirtmek imkânsız hâle gelince 1942'de Kyringe adlı ahşap ürün atölyesinde Danimarka kayınından pipo üretmeye başladı. Savaş bitip ticaret normale döndüğünde tercihini briyardan yana kullandı; 1948'de, dönemin pipoculuğunda İngiliz adlarının taşıdığı itibar nedeniyle markanın adını Stanwell'e çevirdi. Dönemin pipolarının küçük ölçülü olması yalnızca ahşapla değil, tütünün de kıt olmasıyla ilgilidir.
Ahşap sayılmayan bir sınır durumu
Bataklıkta yüzyıllar boyunca havasız kalarak taşlaşmaya başlayan meşe, yani morta, bu listede tuhaf bir yerde durur: teknik olarak ahşap sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır. Turbalıktan uzun demir çubuklarla arayıp çıkarmak gerektiği için tedariki briyardan da zahmetlidir ve çıkarılan kütüğün ancak küçük bir bölümü kullanılabilir kalır. Trevor Talbert'in Fransa'nın kuzeybatısındaki bataklıklardan çıkarılan, yaşı 4.500 yıl olarak verilen meşe mortasıyla ürettiği seri, malzemenin çağdaş pipoculukta tanınmasında etkili oldu; ayrıntı için Morta (Bataklık Meşesi) maddesine bakılabilir.
