Adler (Macar Lüle Taşı Atölyesi)
Adler, 18. yüzyılın sonundan 1936'ya kadar varlığını sürdüren ve Macaristan'da lüle taşı oymacılığının en bilinen adı sayılan bir aile atölyesidir. Aynı çatı altında hem pipo hem de gümüş ve altın aksam üretilmesi, markayı dönemin sıradan lüle atölyelerinden ayıran başlıca özelliktir.
Óbuda'dan Pest'e
Atölyenin kökeni, bugün Budapeşte'nin bir parçası olan Óbuda'ya uzanır. II. József'in hoşgörü fermanının ardından bölgeye yerleşen zanaatkârlar arasında pipo oymacıları da vardı; kent loncaları surların içinde çalışmalarına izin vermediği için bu ustalar sur dışındaki Zichy arazisine yerleşti. 1848 sayımında Óbuda'da on bir Yahudi pipo yapımcısı ve oymacısının, ayrıca pipoya bakır işleyen ustaların kayıtlı olması, bölgenin küçük ama yoğun bir üretim havzasına dönüştüğünü gösterir.
Adler Fülöp'ün 1795 dolaylarında Óbuda'da yaşadığı, ailenin ise 1797 sıralarında Pest'te Deák Ferenc Sokağı üzerinde bir ev satın aldığı kayıtlara geçmiştir. Buda ve Pest kuyumcu loncası onu üyeliğe ancak 1820-1833 arasında kabul etti; o tarihe kadar Fülöp, gümüş ve altın işlerinde Óbuda ayar damgasıyla kendi mührünü birlikte kullandı. Macar Yahudi Müzesi koleksiyonundaki 1837 tarihli bir Tora göstergesi (tóramutató), Óbuda cemaatinin bir derneği için yaptığı iş olarak onun kuyumculuk yönünü bağımsız biçimde belgeler.
Atölyenin altın çağı
Fülöp 1830'lardan itibaren oğlu Józef ile birlikte çalıştı; Józef atölyeyi 1848'de devraldı. Bu dönemde Adler pipoları, günün edebî ve siyasi gündemini kabartma bezemelere taşıyan konulu tasarımlarla tanındı. 1860'larda kâsesi deniz kabuğu biçiminde bir ayağa oturan modeller ile top biçimli bezeme, atölyenin yaygınlaştırdığı çözümler arasında anılır. Yüzyılın son üçte birinde işin başında Adler Henrik vardı; bu evrede atölye, Budapeşte'de satılan lüle taşı pipoların büyük bölümünü karşılayacak hacme ulaştı. 1896 Millenium Ulusal Sergisi'nde kuyumculuk dalında verilen büyük ödülü kazanması, üretimin yalnızca pipoyla sınırlı olmadığının göstergesidir.
Deák Ferenc Sokağı'ndaki küçük dükkân yüzyıl sonunda aristokrasinin ve siyasetçilerin uğrak yeriydi. Atölyenin parlak dönemi Birinci Dünya Savaşı'na kadar sürdü.
Son yıllar ve bıraktığı iz
Şirketin yönetimi 1910'da Richard Schmidt'e geçti; Schmidt, 1936'daki ölümüne dek Adler adıyla lüle taşı pipo üretmeyi sürdürdü. Böylece marka yaklaşık yüz elli yıllık bir üretim geçmişi bıraktı.
Adler pipoları bugün ağırlıkla koleksiyon ve müze bağlamında değerlendirilir; parçaların tarihlenmesinde damgadaki "ADLER" ibaresi ile aksamın ayar işaretleri birlikte okunur. Atölyenin işçiliği, 19. yüzyıl oyma lüle taşı pipoları geleneğinin Orta Avrupa kanadını temsil eder; Anadolu'daki Eskişehir lüle taşı oymacılığı ile aynı hammaddeyi farklı bir bezeme diliyle işleyen paralel bir okul sayılır.
