top of page
< Back

Tobacciana'nın Müstehcen Kolu: Erotik Tütün Koleksiyonları

Tobacciana, tütün ve tütün içimi çevresinde üretilmiş nesneleri toplayan koleksiyon alanının adıdır. Pipolar ve tıkaçlar, enfiye kutuları, puro kesicileri ve bantları, tütün tenekeleri, kibrit kutuları, kutu etiketleri, afişler ve tanıtım basılıları alanın gündelik malzemesini oluşturur. Bu geniş dağarcığın içinde araştırmacıların ayrıca ele aldığı bir damar bulunur: imadan açık tasvire uzanan erotik ya da müstehcen imgeler taşıyan nesneler. Aşağıdaki madde bu damarı tarihsel bir olgu olarak özetler; nesnelerin görsellerine ya da ayrıntılı betimlemesine yer vermez.

Reklamda ve baskıda cinsel imge

  1. yüzyılın son çeyreğinde tütün şirketleri, ürünlerini kadın figürleriyle birlikte sunmayı yerleşik bir tanıtım yöntemi hâline getirdi. Amerika Birleşik Devletleri'nde sigara paketlerine konan resimli kartlar 1879'da Allen & Ginter ile başladı; ilk serilerde tiyatro oyuncusu kadın portreleri, boksörler ve beyzbolcular, kabile reisleri, bayraklar ve yabani hayvanlar yan yana yer alıyordu. Puro kutusu etiketleri ve duvar afişleri de aynı repertuvarı kullandı, çoğu zaman daha serbest bir üslupla. Dönemin görsel sanatı bu bağı bağımsız olarak da işledi: Belçikalı ressam ve gravürcü Félicien Rops (1833-1898), 19. yüzyıl erotik yazınına yaptığı baskı ve çizimlerle tanınır; sigara içen kadın imgesinin dönem ikonografisindeki yerini inceleyen çalışmalarda adı sıkça geçer.

Merceğin içindeki imge

Hatıralık eşyaya gizlenen minyatür fotoğraf, 19. yüzyıl ortasının teknik merakından doğdu. René Dagron 1857'de bir mikrofotoğrafı ince, silindirik bir merceğin ucuna sabitlemenin yolunu buldu; adını uyarladığı Stanhope merceğinden alan bu düzenekte görüntü, mercek bir ışık kaynağına doğru tutulduğunda büyütülmüş olarak belirir. Dagron'un "fotoğraf-mikroskobik mücevher" dediği parçalar yüzüklere, fildişi biblolara, kalemlere, dikiş gereçlerine, hatta keman yaylarına gömüldü. Koleksiyon literatürü, ağızlığına ya da sapına mercek yerleştirilmiş pipoları da aynı ailenin içinde sayar; yine bu literatüre göre görüntülerin bir bölümü, alışıldık kilise, anıt ve şehir manzarası konularının yerine erotik sahnelerden seçilmişti. Düzeneğin ayırt edici yanı, imgenin nesneye bakan herkese değil yalnızca merceği gözüne götüren kişiye açılmasıydı.

Kalıpta, porselende ve taşta

Kalıplama ve oymacılık, pipo üreticisine geniş bir konu dağarcığı bıraktı. 19. yüzyıl kalıp kil pipoları portreler, hayvan figürleri, güncel siyasi karikatürler ve açıkça müstehcen sahneler dâhil olmak üzere çok çeşitli biçimlerde üretildi; kil pipo arkeolojisi literatüründe, bu son gruba giren örneklerin gümrük idarelerince toplatılıp imha edildiği aktarılır. Alman porselen lülelerinde 19. yüzyılın ikinci yarısında yaygınlaşan renkli transfer baskı, elle boyamaya göre çok daha ucuz bir çoğaltma imkânı verdi ve işlenen konuların çeşidini artırdı. Lüle taşı ise oyulabilirliği nedeniyle figürlü işçiliğin başlıca malzemesi oldu; Avrupa atölyelerinde ve daha sonra Eskişehir lüle taşı oymacılığında süregelen figürlü lüle geleneği, klasik büstlerden erotik konulara uzanan bir çeşitlilik gösterdi.

Koleksiyonlar ve sınır sorunu

Böyle nesnelerin bir araya getirilişi kayıtlara zaman zaman siyasi bir vesileyle geçti. Sovyet gizli polisi NKVD'yi 1934-1936 arasında yöneten Genrih Yagoda, Mart 1937'de tutuklandığında Moskova'daki iki konutu ile yazlığında arama yapıldı; arama tutanağına dayanan aktarıma göre 3.904 pornografik fotoğraf, 11 film ve müstehcen biçimde oyulmuş 165 pipo ile sigara ağızlığı kayda geçti. Yagoda hakkındaki suçlamalar arasında yolsuzluk da vardı; Mart 1938'de yargılanıp kurşuna dizildi.

Piponun cinsel bir imge olarak okunması yalnızca koleksiyoncuların meselesi değildir: Sigmund Freud, Rüyaların Yorumu'nda pipoyu erkek cinsel organının biçimsel karşılığı sayan bir yorum önermişti ve bu okuma alanın literatüründe sıkça anılır. Nesnelerin sanat mı yoksa müstehcen malzeme mi sayılacağı ise koleksiyon çevrelerinde bugün de kapanmamış bir tartışmadır; ölçüt çoğu zaman derleyicinin kendi kanaatinden öteye gitmez. Benzer bir çıkmaz hukuk kayıtlarına da geçmiştir: Amerikan Yüksek Mahkemesi'nin 1964 tarihli Jacobellis v. Ohio kararında Yargıç Potter Stewart, müstehcenliğin tanımını yapmaktan açıkça vazgeçmiş, gördüğünde tanıyacağını söylemekle yetinmişti. Piponun bir kullanım nesnesinden gösteri ve koleksiyon nesnesine dönüşmesinin genel çerçevesi için Piponun Dünya Tarihi maddesine bakılabilir.

bottom of page