top of page
< Back

Bambu Sap (Bamboo Shank)

Bambu sap (bamboo shank), pipo gövdesi ile ağızlık arasındaki bölümün ahşap yerine bambu gövdesinden kesilmiş boğumlu bir parçayla kurulmasıdır. Gövde çoğunlukla briyardan yapılır, ancak sap kısa bırakılır; kalan mesafeyi bambu tamamlar. Boğumların (node) parça üzerinde bıraktığı halkalar piponun görünüşünü belirlediği için bambu sap, hem yapı hem biçim tercihi sayılır.

Malzemenin verdikleri

Bambu gövdesi boğumlar arasında içi boş bir tüptür; bu doğal boşluk, duman kanalı açılırken izlenecek hazır bir eksen sunar. Malzemenin yoğunluğu da düşüktür: briyar sap kısaltılıp yerini bambu aldığında piponun toplam ağırlığı belirgin biçimde geriler. Pipoyu dişinde taşıyan içiciler arasında bambu sapın tutulmasının başlıca nedeni budur. Bambunun nem çekmesi ise camiada kuru içim gerekçesi olarak sık anılır; ölçülmüş bir veriden çok yaygın bir kanaat sayılmalıdır.

Boğumlar arasındaki mesafe ve boğum sayısı, sapın karakterini belirler. Uzun süre iki ya da üç boğumlu parçalar ölçüt kabul edilmiş, tedarikçilerin kesim alışkanlığı değiştikçe 2000'li yılların ortasından itibaren dört ve beş boğumlu parçalar da atölyelere ulaşmıştır. Boğumların üzerinde kalan küçük kök çıkıntıları ya zımparayla düzlenir ya oyulup reçineyle doldurulur; ikinci yol aynı zamanda o noktayı neme karşı kapatır.

Doğu'daki kök ve Batı'ya geçişi

Bambunun tütün takımlarındaki yeri Asya'da eskidir. Japon kiseru piposunun "rau" denen türünde ağızlık (suikuchi) ile metal hazne-boyun parçası (gankubi) arasındaki ara boru bambudandır; adını da bu bölümden alır. Batı pipoculuğunda bilinen erken örnek, Dunhill'in Whangee adıyla kataloğa aldığı bambu saplı modellerdir. Bu adın Çincede bir bambu türünü karşıladığı ve baston ile şemsiye sapı ticaretinde önceden kullanıldığı belirtilir. Hattın başlangıcı için kaynaklar ayrışır: kimi anlatı 1920'leri, kimi ise briyar sıkıntısının yaşandığı İkinci Dünya Savaşı sonrasını gösterir; kesin olan, modelin 1951 tarihli katalogda yer aldığıdır. Stanwell'in 1950'lerin başında bambuyu kullandığı aktarılır. Bambuyu bir eksiklik çözümü olmaktan çıkarıp doğrudan biçim ögesi olarak ele alan ilk usta olarak genellikle Sixten Ivarsson anılır. Bugün bambu sap, Danimarka'dan Japonya'ya ve Amerika'ya kadar geniş bir usta çevresinin dağarcığındadır.

Atölyede kurulan iki birleşim

Bambu sap, gövdeyle ağızlık arasına giren üçüncü bir parça olduğundan yapımcının önüne tek yerine iki birleşim yeri çıkarır. İşin teknik çekirdeği de bu iki bağlantının çözümüdür. Hazırlığın başında parça iyice kurutulur, ardından boğum aralarındaki doğal boşluk izlenerek boydan boya delinir; delme çoğunlukla tornada yapılır ve iki uç, kanala dik olacak biçimde düzlenir ki birleşim yüzeyleri boşluksuz otursun.

Gövde tarafındaki bağlantıda bambunun içine paslanmaz çelik bir boru geçirilir; boru iki deliği aynı eksene oturtmanın yanı sıra yapışma yüzeyini genişleterek bağlantıyı taşıyıcı hâle getirir. Ağızlık tarafında ise daha geniş bir yuva açılıp içine delrin çubuk yerleştirilir. Böylece zıvananın sürtündüğü yüzey bambu değil sert plastik olur; sık sökülüp takılan bir birleşimde aşınmayı karşılayan da budur. İki uca ince birer ebonit halka konması yaygın bir uygulamadır: halka, briyardan bambuya ve bambudan ağızlığa geçerken renk ile doku farkını yumuşatır. Ağızlık gereçlerinin karşılaştırması ağızlık malzemeleri maddesindedir.

Sıralama açısından gövdenin biçimi bambu yapıştırılmadan önce büyük ölçüde bitirilir; ahşabın içinden geç çıkan bir kusur, o aşamaya kadar hazırlanmış bambuyu da beraberinde harcayacaktır. Bu kurulumda ağızlık için ayrı bir yuva açılmadığından ağızlığın açısı duman kanalınınkine bağlı kalır ve yapımcının elini serbest bırakan açı aralığı daralır.

bottom of page