Pipo Koleksiyonculuğu: Merak mı, Meslek mi?
Pipo koleksiyonculuğu, pipoları tek tek içim aracı olarak değil, bir arada anlam kazanan bir dizi olarak toplama uğraşıdır. Camianın uzun süredir tartıştığı soru da buradan doğar: bu iş boş vakit meşgalesi (avocation) olarak mı kalır, yoksa zamanla asıl işe, yani mesleğe (vocation) mi dönüşür? Sınır keskin değildir; toplayıcıların bir bölümü yıllar içinde araştırmacı, kataloglayıcı ya da yazar hâline gelmiştir.
Koleksiyon nerede başlar?
Koleksiyon kuramında belirleyici ölçüt parça sayısı değil, sahibinin nesneye yüklediği anlamdır. Bir pipo yalnızca kendi başına güzel ya da kullanışlı bulunduğu için saklanıyorsa raftaki eşya olarak kalır; bir dizinin, bir dönemin ya da bir atölyenin temsilcisi olsun diye seçildiğinde koleksiyona dönüşür. Ölçüt niceliğe değil niyete baktığından, küçük ama tutarlı bir seçki, dağınık ve kalabalık bir birikimden daha çok koleksiyon sayılır. Camiada sık kullanılan üçlü ayrım bu mantığın gündelik karşılığıdır: ölçütle seçen koleksiyoncu, eline geçeni ayıklamadan biriktiren yığmacı ve elden çıkarmakta zorlanan istifçi. Toplama davranışının nedenleri psikoloji yazınının da konusu olmuştur; Werner Muensterberger'in ilk kez 1993'te yayımlanan Collecting: An Unruly Passion çalışması bu alanın başvuru kitaplarındandır.
Tarihin toplayıcıları
Kayıtlardaki ilk pipo meraklıları 18. yüzyıl Avrupa'sına uzanır, ancak alanın en çok anılan adı 19. yüzyıldan gelir: Sheffieldli mühendis ve antikacı William Bragge (1823–1884). Bragge'in dünyanın dört bir yanından derlediği birikim, kaynaklarda 7.000'i aşkın pipo ile enfiye ve tütün gereçleri dâhil 13.000 dolayında nesne olarak anılır. Tütün üzerine yazılmış eserleri kayda geçiren bibliyografyası Bibliotheca Nicotiana ilk kez 1874'te, genişletilmiş biçimiyle 1880'de yayımlandı ve İngilizcedeki en erken konu bibliyografyalarından sayılır. Koleksiyon 1882'de açık artırmayla dağıldı; etnografik pipoların bir bölümü, aynı yıl tüccar William Wareham aracılığıyla British Museum'un Christy koleksiyonuna geçti. Bragge'in pipo çizimleri de bu dağılmanın izini taşır. Sık karıştırılan bir ayrıntı, Bragge'in 1873'te Birmingham Free Library'ye bağışladığı Cervantes kitaplığının ayrı bir koleksiyon olması ve 1879 yangınında zarar görenin bu bağış olmasıdır.
Yirminci yüzyılda toplayıcılık konu odaklı hâle geldi. Dunhill markasının kurucusu Alfred Dunhill (1872–1959), 1924'te yayımladığı The Pipe Book ile piponun tarihini derledi; kitap o günden bu yana neredeyse hiç baskısız kalmadı. Japonya'ya 1890'da yerleşen ve 1896'da Japon vatandaşlığına geçen yazar Lafcadio Hearn'ün (1850–1904) kitapların yanı sıra Japon pipolarını topladığı aktarılır. Kiseru denen bu pipoda madenî hazne ile ağızlık bambu bir sapla birleştirilir; olağan örnekler 15-25 santimetre uzunluğundadır ve Edo döneminde kiseruzutsu adı verilen kılıflarla taşınırdı.
Adı konmamış bir uğraş
Toplayıcılığın pek çok dalı kendi adını edinmiştir: kartpostal toplamaya deltiyoloji (deltiology, 1945'te Rendell Rhoades'ın önerdiği ad), kibrit kutusu ve etiketi toplamaya filümeni (phillumeny, 1943'te Marjorie S. Evans'ın türettiği ad), madalya ve nişan toplamaya faleristik (phaleristics) denir. Pipoda böyle yerleşmiş bir karşılık yoktur; içim kültürünü inceleyenler için "kapnismoloji" gibi terimlerin önerildiği, ancak tutunmadığı belirtilir. Camia bugün hâlâ yalın biçimde "pipo koleksiyoncusu" demeyi sürdürür.
Meraktan uzmanlığa
Ciddi bir koleksiyon edinmekten çok bilgiye dayanır: damgaları ve tarih kodlarını okumak, lüle taşı ile funda kökü (briyar) geleneklerinin üretim yöntemlerini ayırt etmek, sonradan yapılmış onarımları fark etmek. İkinci el pipoların oluşturduğu estate kategorisi, 20. yüzyıl briyarlarını başlı başına bir araştırma alanına dönüştürmüştür; müzayede kayıtları da bu bilginin sınandığı yerlerden biridir. Uğraş bu noktadan sonra kataloglama, yayın ve uzmanlık danışmanlığıyla mesleğe yaklaşır; başlıktaki sorunun cevabı da kişiden kişiye değişir.
