Edebiyatta Lüle Taşı: Şiirin ve Nesrin Gözdesi
Edebiyatta lüle taşı, pipo tarihinin az konuşulan ama şaşırtıcı ölçüde geniş bir koludur. Lüle taşı 19. yüzyılda yalnızca bir hazne malzemesi değildi; denemecilerin, şairlerin ve ressamların da konusuydu. Dönemin basılı kayıtlarını tarayan derlemelere göre malzemeye adanmış şiir ve denemenin sayısı, aynı yüzyılın ikinci yarısında piyasaya egemen olan briyar için yazılanların üzerindedir; briyar yazını ise ağırlıkla ticaret, teknik ve tarih başlıklarında kalmıştır.
Renklendirmeye adanmış kılavuzlar
İlk metin kümesi doğrudan zanaattan doğdu. Lüle taşının kullanıldıkça krem beyazından kehribara, oradan koyu kahveye dönmesi dönemin okurunu ilgilendiren bir süreçti ve yalnızca bu sürece ayrılmış küçük kitapçıklar basıldı. Kayıtlara göre bunların arasında bir "eski içici" imzasıyla çıkan on iki kurallık bir renklendirme kılavuzu ile 1871'de Londra'da "Amator Fumi" takma adıyla yayımlanan Meerschaums and How to Colour Them bulunur. Bugün bu yayınlar bir tür kullanım rehberi gibi okunur; dönemin pipo sahibi içinse sabır isteyen bir uğraşın el kitabıydı.
Şiirin gözdesi
Pipo şiirinin bilinen ilk müstakil kitabı, Isaac Hawkins Browne'un 1736'da Londra'da çıkan A Pipe of Tobacco adlı taklit şiirler derlemesi sayılır. Tür 19. yüzyılda yaygınlaştı; Joseph Knight'ın 1894'te derlediği Pipe and Pouch, pipo ve tütün üzerine yazılmış şiirleri tek ciltte topladı. Bu ve benzeri derlemeler pipo kitapları ve yayınları maddesinde ayrıca ele alınır.
Doğrudan lüle taşına adanmış örnekler de vardır. Rudyard Kipling, Temmuz 1884'te Lahor'da basılan Echoes derlemesine "The Maid of the Meerschaum" adlı bir Swinburne parodisi koydu; şiir, oyma haznedeki genç kız figürünün içildikçe beyazlığını yitirmesi fikri üzerine kuruludur. James Russell Lowell, C. F. Bradford'un armağan ettiği lüle taşı pipo için yazdığı şiiri 1888'de Heartsease and Rue kitabına aldı. Oliver Wendell Holmes ise 1858 tarihli The Autocrat of the Breakfast-Table'ın beşinci bölümünde şiiri lüle taşına ve kemana benzetmiş, üçünün de ancak kullanıla kullanıla olgunlaştığını savunmuştu.
Kurmaca, mizah ve resim
Nesir tarafının en somut örneği David Christie Murray'in 1882'de Coals of Fire and Other Stories içinde çıkan "An Old Meerschaum" adlı hikâyesidir; kayıtlara göre Bret Harte'ın da lüle taşı üzerine uzunca bir denemesi vardır. Mizah kolu daha keskindir: Ambrose Bierce, The Devil's Dictionary'nin 1911 baskısında lüle taşını kahverengileşsin diye pipoya dönüştürülen ince beyaz bir kil olarak tanımlayıp hem malzemeyi hem renklendirme merakını alaya almıştı. Anlatıldığına göre Mark Twain de bu şakanın hedefi olmuştu: Kasım 1863'te Virginia City'de arkadaşları ona sahte bir lüle taşı pipo armağan etmiş, Twain durumu fark etmeden uzun bir teşekkür konuşması yapmıştı.
Malzeme resimde de yer buldu. Amerikalı ressam Claude Raguet Hirst (1855-1942), kitap, gözlük, kibrit ve lüle taşı pipodan kurulu "bekâr natürmortları"yla tanınır; bu damarın öncüsü, aynı yıllarda New York'ta çalışan William Harnett sayılır.
Neden lüle taşı?
Bu ilginin ilk nedeni adın kendisi sayılır: Almancada "deniz köpüğü" anlamına gelen sözcük, malzemeyi daha ilk duyuşta mecaza açık kılıyordu. Adın kaynakları ve yol açtığı karışıklıklar lüle taşının adları maddesinde ayrıntılı biçimde ele alınır. İkinci neden, oyma haznelerin çoğu zaman kendi başına birer figür taşımasıydı. Üçüncüsü ise renklenmenin sahibiyle birlikte ilerleyen, anlatılmaya elverişli bir süreç olmasıdır. 20. yüzyılda briyar yaygınlaştıkça bu literatür belirgin biçimde seyreldi.
Ad coğrafyaya da geçti: kayıtlara göre New Mexico'nun Grant ilçesindeki Meerschaum Kanyonu ile buradaki madencilik bölgesi, adını 20. yüzyıl başında işletilen sepiyolit yataklarından alır.
