Kalabaş Pipo (Calabash)
Kalabaş pipo (calabash), kurutulmuş su kabağından yapılan kıvrımlı bir gövde ile bu gövdenin geniş ucuna oturan çıkarılabilir bir lüle taşı başlıktan oluşan iki parçalı bir pipodur. Tütün yalnızca başlıkta yanar; duman, başlığın altındaki geniş boşlukta genleşip soğuduğu için kalabaş, pipolar arasında en serin ve kuru içimlerden birini sunmasıyla tanınır. Sözcük zamanla malzemeden bağımsız bir silueti de adlandırır olmuştur; bu yüzden kalabaş hem pipo hazne malzemeleri hem de klasik pipo şekilleri arasında anılır.
Köken ve tarih
Kabak, Afrika'nın en eski kültür bitkilerinden biridir. Avrupalı tüccarların tütünü Güney Afrika'ya getirmesiyle Khoikhoi halkı kabaktan pipo yapmaya başlamış, kabuğun yanmasını önlemek için iç yüzeyi kille sıvamıştır. Bugün bilinen biçim ise İkinci Boer Savaşı (1899-1902) döneminde doğdu: Savaşın deniz ticaretini aksattığı ve funda kökünü (briyar) kıtlaştırdığı bu yıllarda kabak gövdeye lüle taşı başlık ve ağızlık eklendi. Bu birleştirme genellikle H.L. Blatter adlı bir satıcıya atfedilir. Savaş bitince İngiliz subay ve askerlerinin kalabaşları Britanya'ya taşıdığı anlatılır; 1903 dolayında İngiltere'ye ticari ihracat başladı. Lüle taşı arzının azaldığı 1906-1910 döneminde kalabaşın Amerikan pazarında lüle taşına alternatif olarak öne çıkarıldığı da aktarılır.
Kalabaşın karakteristik kıvrımı fabrikada değil tarlada verilir: Büyümekte olan kabak, kazıklarla sabitlenerek eğilmeye zorlanır; olgunlaşınca hasat edilir, içi boşaltılır, temizlenir ve kurutulur.
Yapısı ve kalabaş etkisi
Kalabaşta hazne ile gövde ayrı parçalardır. Lüle taşı başlık, kabağın geniş ağzına çoğunlukla mantar bir contayla oturur; başlığın altında kalan büyük boşluk bir genleşme odası görevi görür. Duman bu odada döner, nemini bırakır ve soğur; "kalabaş etkisi" denen bu mekanizma, içimi belirgin biçimde yumuşatır. Başlığın çıkarılabilmesi hava odasının temizlenmesini kolaylaştırır; contanın zamanla kuruyup gevşemesi ise klasik bir bakım sorunudur. Başlıkların büyük bölümünün Anadolu lüle taşından üretilmiş olması, kalabaşı Eskişehir lüle taşı oymacılığına da bağlar.
Kabak gövde son derece hafiftir; kalabaş, iri görünümüne karşın dişte taşınabilen sayılı büyük pipolardandır. Buna karşılık kabuğu incedir, darbeye ve neme duyarlıdır. Gövde ıslatılmamalı, her içimden sonra başlık çıkarılıp iç boşluk kendi hâlinde kurumaya bırakılmalıdır; genel ilkeler için pipo temizliği ve bakımı maddesine bakılabilir.
Sherlock Holmes imgesi
Kalabaş denince akla gelen Sherlock Holmes imgesinin ilginç bir yanı vardır: Arthur Conan Doyle'un metinlerinde Holmes hiçbir zaman kalabaş içmez; kitaplarda kil, yaban kirazı ve briyar pipolar geçer. Özdeşleşme sahne ve sinema uyarlamalarıyla yerleşmiştir; Holmes'u canlandıran oyuncuların, yüzlerini kapatmayan ve salonun arka sıralarından bile seçilebilen bu büyük pipoyu tercih ettikleri kabul edilir. İmge o kadar güçlenmiştir ki kalabaş silueti, karikatürlerden emoji tasarımlarına kadar "dedektif" ikonografisinin bir parçası hâline gelmiştir.
Biçim olarak calabash ve ters kalabaş
Kaliteli kabağın giderek zor bulunması ve kırılganlığı nedeniyle 20. yüzyılda tamamı briyardan ya da lüle taşından yapılan, tek parça "calabash biçimli" pipolar yaygınlaştı; bugün calabash sözcüğü hem malzemeyi hem silueti anlatabilir. Ters kalabaş (reverse calabash) ise aynı soğutma ilkesinin çağdaş bir uyarlamasıdır: Genleşme odası, briyar gövdenin boyun (shank) bölümünün içine gizlenir ve duman ağızlığa ulaşmadan burada soğutulur.
