Emin
Emin, blok lüle taşından el oyması pipolar üreten bir Türk markasıdır. Kayıtlara göre 1989'da kardeşler Medet Kara ve İmdat Kara tarafından kurulmuş, 2001'de ortaklığın dağılmasıyla ad İmdat Kara'nın elinde kalmıştır. Yurt dışı kataloglarında çoğunlukla "Emin Brothers" biçiminde geçen marka, yüzeyi baştan sona işlenmiş figürlü pipolarıyla tanınır.
Kuruluş, ortaklık ve ayrılık
Kayıtlara göre Medet Kara 1962 doğumludur ve kardeşiyle uzun yıllar aynı tezgâhı paylaşmıştır. İki kardeşin ortak üretimi 1989'da Emin adı altında toplanmış ve on iki yıl sürmüştür. Aynı kayıtlar atölyenin yalnızca kendi markası için çalışmadığını, Eskişehirli Tekin firmasına da pipo verdiğini belirtir. Lüle taşı işinde sipariş üzerine üretim alışılmadık bir düzen değildir; aynı tezgâhtan çıkan pipolar farklı adlarla dolaşıma girebilir, bu yüzden markayı üreticiyle bire bir eşleştirmek her zaman mümkün olmaz.
Ortaklık 2001'de sona ermiştir. İmdat Kara Emin adını sürdürmüş, Medet Kara ise kendi imzası olan Gülel markasını kurmuştur. Bu tür bölünmeler, üretimin tek tek kişilere bağlı olduğu artisan alanında beklenen bir sonuç sayılır: Marka çoğunlukla ustanın ya da ailenin adıdır, ortaklık dağıldığında adı elinde tutan taraf üretimi sürdürür, ayrılan taraf sıfırdan yeni bir ad kurar.
Üslup
Emin imzalı pipolar Eskişehir oymacılığının figüratif koluna bağlıdır. Kataloglarda yinelenen temalar arasında hazneyi kavrayan kartal pençesi, sultan ve tarihî kişilik başları, aslan ile ejderha motifleri, gövdeyi boydan boya saran kafes (lattice) işçiliği ve kabartma yaprak-çiçek bezemeleri sayılır; taştan yontulmuş kalabaş biçimleri de görülür. Ölçüt, Batılı koleksiyonculuğun öne çıkardığı hat sadeliği değil, yüzeyin ne kadar derin ve ayrıntılı işlendiğidir. Her parça elde yontulduğu için iki pipo birbirinin tıpatıp aynısı olmaz; bu, bölge üretiminin tanıtımında da vurgulanan bir nokta olmuştur.
Malzeme ve damga
Markanın kullandığı taşın kırıntının sıkıştırılmasıyla elde edilen pres taş değil tek parça blok olduğu, tanıtım kayıtlarında özellikle belirtilir. Lüle taşı ocaktan çıktığında nemli ve yumuşaktır, keskiyle rahat biçimlenir; havayla temas ettikçe kuruyup sertleşir ve ince ayrıntılar yerinde kalır. Yüksek kabartmanın bölgede bu kadar yerleşmesinin teknik gerekçesi budur. Oyma bitince pipo sıcak balmumu banyosundan geçirilir. Lüle taşının en çok bilinen özelliği olan renklenme, yani içildikçe beyazdan sarıya, oradan kehribar ve kızıl-kahve tonlarına doğru koyulaşma, bu işlemin ardından ortaya çıkar. Ağızlıklarda genellikle kehribar görünümlü akrilik tercih edilir.
Bitmiş pipolarda marka adı sap üzerine işlenir; ikinci el (estate) piyasasındaki parçalar çoğunlukla bu imzadan tanınır. Emin damgalı örnekler koleksiyon dolaşımında görülmeye devam etmektedir.
