Gezer
Gezer, lüle taşı oymacılığında üç kardeşin — Şevket, Kudret ve Mesut Gezer — paylaştığı soyadıdır. Tescilli tek bir marka ya da fabrika değil; bir süre aynı tezgâhı paylaşan, sonra her biri kendi adıyla üretmeyi sürdüren bir usta ailesini anlatır. Kardeşlerin işleri koleksiyoncu çevrelerinde ayrı ayrı anılır; ortak yanları olarak ise insan ve hayvan figürlü hazneler ile yoğun çiçek bezemeleri öne çıkarılır.
Ocak köyünden tezgâha
Kardeşlerin en büyüğü Şevket Gezer 1955 doğumludur. Kayıtlara göre Eskişehir'e otuz kilometre kadar uzaklıktaki Kozlubel — eski adıyla Margı — köyünde doğmuştur; bu köy, yörede lüle taşı çıkarılan sayılı yerleşimden biridir. Aynı kayıtlar babasının hem ocakta çalıştığını hem de taşı işlediğini belirtir; yani zanaat aileye doğrudan ocak yoluyla girmiştir. Şevket on beş yaşında çırak olarak tezgâh başına geçmiş ve dönemin Eskişehirli ustalarının atölyelerinde yetişmiştir.
Kudret Gezer taşla 1977'de, on iki yaşındayken tanışmıştır. Kaynaklar onun ağabeyi Şevket'in yanında başladığını, 1980'lerin başında ise kendi tezgâhında çalıştığını aktarır. Kardeşlerin en küçüğü Mesut Gezer de zanaata yine on iki yaşında, ağabeylerini izleyerek girmiştir. Bugün üçünün de üretimi Eskişehir merkezlidir.
Ortaklık ve ayrılış
Kardeşlerin bir dönem birlikte çalıştığı bütün kaynaklarda geçer; ortaklığın tarihleri konusunda ise kayıtlar tam olarak örtüşmez. Satıcı biyografilerine göre Kudret ile Mesut, 1985'te ağabeyleri Şevket'le beş yıl kadar süren bir ortaklık kurmuştur. Şevket Gezer'in 1992'den itibaren tek başına çalıştığı ise birden çok kaynakta yinelenir. Aynı biyografilerde Şevket'in, kardeşlerinin yanı sıra Salim Şener gibi yörenin tanınmış ustalarıyla da çalıştığı belirtilir.
Ayrılıktan sonra kardeşlerin yolları farklı biçimlerde ilerlemiştir. Kudret Gezer kendi adıyla imzaladığı işlerle anılırken, Mesut Gezer'in yurt dışındaki satıcı tanıtımlarında Servi atölyesinin başındaki usta olarak gösterildiği görülür. Ancak bu atölyenin kimin yönetiminde olduğu konusunda kaynaklar ayrışır; bilgi bağımsız bir kayıtla doğrulanmış değildir.
Üslup ve imzalar
Üç kardeşin de dağarcığında, haznenin tamamını tek bir kompozisyona dönüştüren figürlü oymacılık yer tutar. Şevket'in özellikle çiçek desenleriyle; Kudret'in yumurta kavrayan kartal pençesi, sakallı baş ve çiçek-yaprak düzenlemeleri gibi konularla; Mesut'un ise portreler ve madalyon oymalarıyla anıldığı belirtilir. Bu tercihlerin hiçbiri kesin bir uzmanlık alanı sayılmaz; aynı konular üçünün işlerinde de karşımıza çıkar.
İmzalar konusunda bilinen tek belirgin ayrıntı Mesut Gezer'e aittir: işlerini önce "M.GEZER", sonraki dönemde yalnızca "MESUT" olarak imzaladığı aktarılır. Diğer iki kardeşin damgalarının dönemlere göre nasıl değiştiği ise güvenilir biçimde belgelenmemiştir.
Kardeşlerin üretimi, Eskişehir lüle taşı oymacılığı geleneğinin 20. yüzyıl sonundaki kuşağını temsil eder. İşleri seri kalıplara değil anlatıya dayalı figürlü kompozisyonlara yaslandığı için artisan pipo anlayışına yakın durur. Aynı soyadını taşıyan üç ayrı imzanın dolaşımda olması, bir işin hangi kardeşin elinden çıktığı konusunda zaman zaman karışıklığa yol açar.
