Il Duca (Massimiliano Rimensi)
Il Duca, Massimiliano (Max) Rimensi'nin ürettiği el yapımı İtalyan pipolarının markasıdır. Marka adını ustanın kendi soyadından değil, doğduğu şehrin geçmişinden alır: ortaçağ ve Rönesans boyunca Ferrara'yı yöneten dük ailesine gönderme yapan "Duca" sözcüğü hem etikete hem de atölyenin derecelendirme diline kaynaklık eder. Atölye bugün Ferrara'nın hemen kuzeyinde, Po ırmağının karşı kıyısındaki Rovigo ilinde, Stienta'da çalışmaktadır.
Soyluluk unvanlı derecelendirme
Il Duca'yı benzerlerinden ayıran en görünür özellik, kalite basamaklarının unvan adlarıyla anılmasıdır. Atölyenin kendi tanımına göre tamamen ya da kısmen kumlanmış örnekler Barone; alevli damarlı olan ya da biçim özgünlüğü taşıdığı hâlde ustanın aradığı kusursuzluğa ulaşmayan pipolar Conte; alevli ve kuş gözü damarını birlikte gösteren, biçimi ve işçiliği eksiksiz sayılan parçalar ise Duca damgasını taşır.
Damganın yanına eklenen bir ya da birkaç "D" harfi, aynı basamak içindeki incelik kademesini belirtir. Kademe belirlenirken ahşabın niteliği ve damar deseni, biçimin ne ölçüde özgün olduğu, ara katman kullanılıp kullanılmadığı, ağızlığın malzemesi ve genel işçilik birlikte değerlendirilir. Koleksiyoncular açısından bu düzen, bir pipoyu tek bakışta konumlandırmaya yaradığı için markanın tanınırlığını taşıyan unsur sayılır.
Ustanın yolu
Rimensi'nin pipoya ilgisi 1990'a, ilk piposunu edindiği yıla dayanır. Ahşap onun için yabancı bir malzeme değildi: on dört yaşından başlayarak yaz aylarını amcasının marangoz atölyesinde geçirmişti ve ilk pipo denemelerini de aynı tezgâhta yaptı. Erken sonuçlar tatmin edici olmasa da uğraş kalıcı hâle geldi. Sonraki yıllarda ulaşabildiği briyar kesimhanelerini, atölyeleri ve pipo ustalarını gezerek gözlemlerini biriktirdi, bu arada kendi biçim çizimlerinden oluşan bir defter oluşturdu. Ustadan ustaya dolaşarak öğrenme, savaş sonrası İtalyan el yapımı pipoculuğunda sık görülen bir çıraklık biçimidir.
Malzeme ve yapım
Kütük, İtalya'nın birbirinden ayrı üç bölgesinden seçilir ve biçimlendirmeden önce en az iki üç yıl dinlendirilir. Briyarın yanı sıra morta da kullanılır. Ağızlıklarda akrilik, ebonit (vulkanit), boynuz ve Cumberland dönüşümlü olarak görülür; şimşir, gümüş ve bambu ise çoğunlukla sap ile ağızlık arasındaki ara katmanlarda değerlendirilir. Malzeme çeşitliliğine duyulan bu ilgi, pürüzsüz ve kumlanmış yüzeylerde renk karşıtlığını öne çıkaran bir görünüşle birleşir. Üretim, kayıtlara göre tek kişinin elinden çıkan sınırlı sayıda pipoyla sürer; atölyenin seri üretime geçtiğine dair bir bilgi bulunmaz.
