Urup (Arne Urup)
Urup, Danimarkalı usta Arne Urup'un adını taşıyan ve neredeyse tümüyle lüle taşı üzerine kurulu bir pipo imzasıdır. Ustanın bu malzemeyle çalışmaya 1970'lerin başında eline geçen bir blokla başladığı belirtilir. Serbest biçimli briyarın ülkeye adını verdiği yıllarda çalışmasına karşın, Danimarka okulu ile anılan biçim arayışlarının dışında kalmış; kendini lüle taşı, kehribar ve gümüşle sınırlayıp Orta Avrupa'nın eski oymacılık tekniklerini sürdürmeyi seçmiştir. Atölyede tezgâh payı azdır, işin büyük bölümü elde yürür.
Kehribar ağızlıklar
Urup'un pipolarında ağızlık çoğunlukla gerçek kehribardandır. Kullanılan hammaddenin Baltık kehribarı olduğu ve Litvanya'dan sağlandığı belirtilir. Ustanın saydam kehribar yerine "süt kehribarı" denen bulanık türü seçmesinin gerekçesi pratiktir: bu tür iri ve sağlam parçalar hâlinde bulunur, saydam olanda bir süre sonra içeriden seçilmeye başlayan duman kanalını da göstermez.
Kehribarı zor malzeme yapan şey kırılganlığıdır. Duman kanalı tek yönden baştan sona delinemez; matkap çıkış ucuna yaklaştığında parçayı ayakta tutan gövde kalmaz ve kehribar çatlar. Bu yüzden delme işi iki uçtan, birkaç milimetrelik adımlarla ortada buluşacak biçimde ilerletilir; ustanın bu iş için ucu düzleştirilmiş bir bisiklet teli kullandığı aktarılır. Kanalın gövdeye bakan ucuna diş açılır ve buraya sapın içindeki yuvaya oturan teflon bir geçme takılır. Tek bir ağızlığın birkaç saatlik el emeği istemesi bu ayrıntılardan ileri gelir. Bakımı ise basittir: kehribar kimyasal temizleyici kaldırmaz, su ve sabunla yetinilir.
Lir (Congress) biçimi
Ustanın imzası sayılan biçim, ağızlığının kıvrımı yüzünden "lir" (lyre) diye anılan Congress piposudur. Ad, 1814-1815 yıllarında Viyana'da toplanan ve savaş sonrası Avrupa düzenini kuran kongreye bağlanır; anlatılana göre kentin lüle taşı oymacılığındaki ünü nedeniyle kongreye gelen delegelere birer Viyana piposu armağan edilmiştir. Biçimin ölçütleri katıdır: ağızlıkla gövde arasında üç kehribar halka bulunur, iki parçayı birleştiren geçme ise vida dişi açılmış kemikten yapılır. Kayıtlara göre Urup hem bu biçimin oyulmasını hem de kendine özgü ağızlığın yapımını, onarımcılığıyla da tanınan Danimarkalı lüle taşı ustası Henry Jørgensen'den öğrenmiştir. Piponun uzunluğu ve kıvrımı, onu avuç içine almak yerine puro gibi parmak uçlarında taşımayı gerektirir.
Hazne eklentileri
Atölyeden çıkan bir başka ürün, haznenin dibine oturtulan blok lüle taşı eklentilerdir. Eklenti hazne tabanını birkaç milimetre yukarı alır ve altta kapalı bir boşluk bırakır, böylece dip doğrudan korun altında kalmaz. Bunun bir gerekçesi vardır: lüle taşı en serin kaldığı ve yüzeye en yakın olduğu yerlerde daha çabuk boyandığı için çoğu pipoda ilk koyulaşan bölüm sap olur, hazne dibi geride kalır. Aynı parçalar tabanı ince briyar pipolarda koruyucu olarak da iş görür. Üreticinin tanıtım metinlerine göre Urup, eklenti ile geçme düzenini birleştiren kendi çözümünü geliştirmiş, pipolarının bir bölümünü elde biçimlendirdiği gümüş halkalarla tamamlamıştır.
