Çubuk (Chibouk)
Çubuk (Batı dillerinde chibouk ya da tchibouque), Osmanlı dünyasının uzunluğu bir metreyi aşıp bir buçuk metreye ulaşabilen, uzun saplı geleneksel piposudur. Adının kökeni tartışmalıdır: Kimi kaynaklar sözcüğü Farsça çûbek (küçük değnek) sözcüğüne, kimi etimoloji sözlükleri ise Eski Türkçe çıbık (ince dal) köküne bağlar; her durumda sözcük Türkçeden Balkan dillerine ve Batı dillerine geçmiştir. Tütünün Osmanlı topraklarına ulaşmasının ardından 17. yüzyılda yaygınlaşan çubuk, Balkanlar'dan İran'a uzanan geniş bir coğrafyada iki yüzyılı aşkın bir süre gündelik hayatın parçası olmuştur. Bu madde çubuğu bir nesne olarak ele alır; çevresinde gelişen ikram ve konak âdetleri Osmanlı'da çubuk kültürü maddesinde anlatılır.
Yapısı ve Parçaları
Çubuk, tek gövdeden yontulmuş modern pipoların aksine üç ayrı parçanın birleşmesiyle oluşur:
Lüle: Tütünün konduğu pişmiş kil hazne. Sapın ucuna geçirilir; eskidiğinde ya da kırıldığında tek başına değiştirilebilir.
Sap: Yasemin, kiraz veya gül ağacından yapılan, pipoya adını veren uzun gövde. Duman bu uzun kanaldan geçerken soğur.
İmame: Dudağa gelen ağızlık (stem); çoğunlukla kehribardan yapılır.
Bu üçlü, günümüz pipo anatomisindeki lüle-boyun-ağızlık düzeninin birebir Osmanlı karşılığı sayılır; "lüle" ve "imame" sözcüklerinin bugün de Türkçe pipo terminolojisinde yaşıyor olmasının kaynağı çubuktur. Zengin örneklerde kehribar imamenin değerli taşlarla bezendiği, sapın gümüş tellerle sarıldığı bilinir; çubuğun uzunluğu ve süslemesi, sahibinin toplumsal konumunun göstergesi sayılırdı.
Lüle ve Tophane İşçiliği
Çubuğun en karakteristik parçası olan lüle, kırmızı kilden kalıpla biçimlendirilip elde işlenerek üretilirdi. Bu yönüyle kil piponun Avrupa'daki tek parça beyaz örneklerinden hem rengiyle hem de gövdeden bağımsız tasarlanmasıyla ayrılır. Lüle üretiminin merkezi İstanbul'da Tophane semtiydi; altın yaldızlı, gümüş kakmalı Tophane lüleleri Osmanlı el sanatlarının markalaşmış ürünleri arasında kabul edilir ve günümüzde müze koleksiyonlarıyla müzayede kataloglarında "Tophane lüleli Osmanlı çubuğu" adıyla anılır.
Batı Pipolarıyla İlişkisi ve Gerileyişi
Avrupa'nın uzun saplı Churchwarden geleneğiyle çubuk arasında sık sık biçimsel paralellik kurulur; kimi kaynaklar bu uzun saplı tasarımın 17. yüzyıldan itibaren şark etkisiyle Avrupa'da yayıldığını kaydeder, ancak etkileşimin yönü ve derecesi kesin biçimde belgelenmiş değildir. Çubuğu benzerlerinden ayıran temel özellik yapısaldır: Hazne, sökülüp değiştirilebilen ayrı bir kil parçadır ve bu sayede aynı sap, onlarca yıl farklı lülelerle kullanılabilirdi.
yüzyılın sonunda sigaranın ve nargilenin yükselişiyle çubuk kullanımı hızla geriledi; Tophane lüleciliği de 20. yüzyılın başında söndü. Günümüzde çubuk, işlevsel bir pipodan çok tarihî bir zanaat nesnesi olarak yaşamakta; Türkçe pipo terminolojisine kazandırdığı sözcüklerle modern pipoyla Osmanlı geleneği arasında köprü kurmaktadır.
