Amerika Birleşik Devletleri'nde Pipo Yapımı
Amerika Birleşik Devletleri'nde pipo yapımı, kıtanın kendi törensel pipo geleneğinin üzerine sonradan gelen, tümüyle Avrupa kökenli bir zanaat kolu olarak gelişti. Yerli halkların taş ve kil pipoları ayrı bir dünyaya aitti; bugün "Amerikan piposu" denince anlaşılan şey, 19. yüzyılda kurulan fabrikalarla başlayıp yirminci yüzyılın sonunda tek kişilik atölyelere dönüşen bir üretim çizgisidir.
Fabrika dönemi
Ülkenin en özgün katkısı pahalı bir malzemeden değil, tarladan çıktı. Henry Tibbe adlı Hollanda kökenli bir ağaç işçisi 1869'da Missouri eyaletinin Washington kasabasında mısır koçanından pipo üretmeye başladı; koçanı alçı benzeri bir kaplamayla sağlamlaştırma yöntemini 1878'de patentledi. İşletme 1907'de Missouri Meerschaum adını resmen aldı ve bu ucuz, hafif pipoyu dünyaya tanıttı.
Briyar tarafında ağırlık merkezi New York'tu. Kaufman kardeşlerle Solomon Bondy'nin 1851'de kurduğu KB&B şirketi, 1919 başında piyasaya sürdüğü Kaywoodie markasıyla o kadar tanındı ki marka adı zamanla şirketin adının önüne geçti; şirket 1955'te S. M. Frank & Co. bünyesine katıldı. Aynı dönemin bir başka tanınmış adı, kalın gövdeli ve derin oyulmuş pipolarıyla ayrışan Tracy Mincer'dır. Mincer'ın 1934'te başlattığı Custom-Bilt üretimi 1946'da Eugene J. Rich, Inc. ile kurulan ortaklığın ardından el değiştirmiş, marka adı da tireli yazımını bırakıp Custombilt biçimini almıştır. Atölyenin hangi şehirde çalıştığı konusunda kayıtlar birbirini tutmaz; 1938-1946 arası damgalar Indianapolis'i işaret eder, daha erken yıllar için Chicago anlatılır.
Atölye kuşağı
Fabrika üretiminin gerilediği yıllarda ülkedeki üretimin ağırlığı tekil ustalara kaydı. Bu ustaların çalışma biçimi fabrikanınkinin tam tersidir: yılda birkaç düzine pipo, marka değil imza, delmeden yüzey işine kadar her aşaması tek elden çıkan bir üretim. Paul Bonacquisti, J. T. Cooke, Jody ve Rad Davis, Lee von Erck, Jeff Gracik, Kurt Huhn, Todd Johnson, Michael Lindner, Brad Pohlmann, Larry Roush, Mark Tinsky, Tim West ve Randy Wiley bu kuşağın sık anılan adları arasındadır.
Bu ustaların arkasında hazır bir yerel gelenek yoktu; biçim dağarcığını Avrupa'dan devraldılar. İngiliz, Fransız ve İtalyan evlerinin 1920'lere gelindiğinde oturmuş klasik ölçüleri bir yanda, 1950'ler ve 1960'larda serbest biçim akımını doğuran Danimarka Okulu öte yanda durur. Kimi usta İskandinavya'ya gidip bir atölyede çalıştıktan sonra öğrendiğini ülkeye taşıdı, kimi de klasik ölçüleri freehand anlayışıyla birleştiren ara bir dil kurdu. Asya estetiğinin dolaylı bir etki bıraktığı da yine bu yıllarda konuşulmaya başlandı. Kumlama yüzeylerinde Amerikan atölyelerine özgü bir tavrın oluştuğu ise camia içinde yaygın olarak dile getirilir.
Bugünkü tablo
Amerikan pipo yapımı bugün iki uçlu bir yapıdadır. Bir uçta hâlâ seri üretim yapan eski fabrikalar, öbür uçta siparişle çalışan bağımsız ustalar bulunur; arada kalan orta ölçekli üretim büyük ölçüde tarihe karışmıştır. Bu bölünme, ülkenin pipo tarihini tek bir "Amerikan okulu" başlığı altında toplamayı güçleştiren asıl nedendir.
