top of page
< Back

Pipo Patentleri: Tescil Kayıtlarının Tarihlendirmedeki Yeri

Pipo patentleri, bir piponun arkasındaki fikrin ne zaman ve kimin adına tescillendiğini gösteren belgelerdir. Koleksiyoncu için değerli olmalarının nedeni bellidir: sapa vurulmuş bir patent numarası, marka kataloglarının ve damga listelerinin bıraktığı boşluğu doldurabilir. Ancak numara, piponun üretim yılını değil, buluşun tescil yılını verir; bir tescil belgesi on yıllarca aynı damgayla kullanılabildiği için patent, tarihlendirmede tek başına değil, alt sınır olarak okunur.

Birbirine karıştırılan üç belge

Camianın topluca "patent" dediği kayıtlar üç ayrı türdür ve her biri tarihlendirmeye başka bir bilgi taşır. Marka tescili, ürünün kaynağını gösteren adı, harfi ya da simgeyi kapsar; sahibine aynı malı üretenleri değil, karıştırılacak kadar benzer bir işaret kullananları engelleme hakkı verir. Bu yüzden bir marka kaydı, damganın hangi firmaya bağlandığını söyler, piponun nasıl yapıldığını değil. Tasarım patenti ürünün yalnızca dış görünüşünü, işleyişe karışmayan biçim özelliklerini korur; bir şekil ailesinin kayda geçtiği yılı verdiği için tarihlendirmede en doğrudan kullanılan türdür. Buluş patenti ise çalışan bir düzeneği korur; ABD'de koruma süresi 1995'ten bu yana ilk başvuru tarihinden itibaren yirmi yıldır. Sapta okunan numaranın hangi türe ait olduğu ayırt edilmeden çıkarılan tarih çoğu kez yanlış olur.

Amerikan kayıtlarındaki kopukluk

ABD patent düzeni 1790 tarihli yasayla kuruldu, ama arşivin başlangıcı sağlam değildir. 15 Aralık 1836'da Washington'da, patent dairesinin de bulunduğu Blodgett's Hotel'de çıkan yangında yaklaşık on bin patent kaydı ve binlerce maket yok oldu; sonradan yalnızca 2.845 kayıt yeniden oluşturulabildi. Yangından önce verilmiş patentler bugün "X" harfiyle anılır; hâlâ yürürlükte olan sıra numarası düzeni ise yangından beş ay önce, 13 Temmuz 1836'da 1 numaralı belgeyle başlamıştı. Kurtarılan belgeler arasında pipoyla ilgili bir kayıt bulunmaz. Kayıtlara göre arşivde bulunabilen ilk Amerikan pipo patenti 1858 tarihlidir; koleksiyoncu S. Paul Jung Jr.'ın 1987'de yayımladığı derleme de bu yüzden 1858 ile 1899 arasını kapsar. Aynı derlemede yüzyıl sonuna doğru yıllık pipo patenti sayısının otuz dolayına çıktığı bildirilir.

Damgayı belgeye bağlamak

Kayıtların en açık işe yaradığı yer, bilinen bir damganın kaynağını bulmaktır. Peterson markasının sistem piposu buna elverişli bir örnektir: Dublinli Charles Peterson'ın 2 Eylül 1891'de dosyaladığı başvuru, 1 Mayıs 1894'te 519.135 numarasıyla verilmiştir. Belgenin kendi metni, aynı buluşun daha önce 8 Ağustos 1890'da Büyük Britanya ve İrlanda'da, 22 Ocak 1891'de de Fransa'da tescillendiğini söyler. Bu tarih dizisi, üç ülkenin damgalarını tek bir buluşa bağlar. Benzer bir okuma Dunhill patent damgaları için de yapılır. Kayıtlarda arama yapanın işini sınıflandırma kolaylaştırır: ABD tasarım kayıtlarında pipolar, "Tobacco and Smokers' Supplies" başlıklı D27 sınıfının 163 numaralı alt sınıfında toplanır. Uluslararası tasarım başvurularında ise WIPO'nun 1968 tarihli Locarno Anlaşması'na dayanan sınıflandırması kullanılır.

Kayıtların sınırı

Patent kayıtlarının başlıca zaafı, tescil edilen her düzeneğin üretilmiş olmamasıdır. 19. yüzyıl belgeleri sökülebilir küresel mafsallı ağızlıklar, sarmal ve yılankavi borular, asbest kaplı hazneler, tel örgüyle astarlanmış çanaklar, nikotin ve tükürük için ayrılmış küçük bölmeler gibi buluşlarla doludur; bunların büyük bölümünün fabrika üretimine geçmediği kabul edilir. Belgelerin altında imzası bulunanların çoğu pipo firması değil, üretim olanağı bulunmayan tek tek kişilerdir. Bu nedenle bir tescil belgesi, briyar ya da lüle taşı bir piponun piyasaya çıktığının değil, yalnızca bir fikrin kayda geçtiğinin kanıtıdır. Tarihlendirmede belge, katalog ve damga birlikte okunmadıkça sonuç eksik kalır.

bottom of page