Antika Lüle Taşı Pipolar
Antika lüle taşı pipolar, kabaca on dokuzuncu yüzyıl boyunca ve yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar Orta Avrupa atölyelerinde elde oyulmuş, çoğu kehribar ağızlıklı pipolardır. Koleksiyonculukta bu grup, briyar pipolardan bütünüyle ayrı bir alan sayılır: değerlendirme ölçütü içim performansı değil, oymanın niteliği, konusu ve pipoya eşlik eden özgün kutusudur.
Viyana ekseni
Lüle taşının pipo yapımında kullanıldığına dair ilk kayıtlar on sekizinci yüzyılın başlarına uzanır. Sıkça anlatılan ve 1723 yılına bağlanan Macar ayakkabıcı hikâyesi ise bugün ihtiyatla karşılanır; belgesel bir dayanağı gösterilemediği için araştırmacılarca kuşkuyla karşılanan bir anlatı sayılır. Doğrulanabilir olan, ham taşın Eskişehir çevresindeki yataklardan çıkarılıp işlenmek üzere Avrupa'ya gönderildiğidir. Erken oymacılığın Peşte çevresinde yoğunlaştığı, merkezin kısa sürede Viyana'ya kaydığı aktarılır; bu şehir on dokuzuncu yüzyıl boyunca alanın uluslararası merkezi olarak anılır. Paris, Berlin, Brüksel ve Macaristan atölyeleri de aynı ağın parçasıydı. Bu üretimin yerli kolu için Eskişehir lüle taşı oymacılığı ve Tophane lüleciliği maddelerine bakılabilir.
Kaynakların bir bölümü 1850–1910, bir bölümü 1850–1920 aralığını verse de, on dokuzuncu yüzyılın ortasından yirminci yüzyılın ilk çeyreğine uzanan dönem antika lüle taşının altın çağı sayılır. Oymacılar av sahnelerinden mitolojiye, hükümdar portrelerinden opera kahramanlarına kadar geniş bir konu dağarcığıyla çalıştı; sipariş üzerine kişiye özel figürler de yapıldı. Ağızlıklarda çoğunlukla kehribar kullanıldı; dönemin Avrupa atölyelerinde işlenen kehribarın büyük bölümü Baltık kaynaklıydı. Kehribarın kırılganlığı ve giderek azalması, yirminci yüzyılda yerini sert kauçuk ve akrilik gibi malzemelerin almasına yol açtı.
Ayırt edici özellikler
Antika parçaların büyük bölümü blok lüle taşından, yani presleme yoluyla değil bütün bir nodülden oyulmuştur. Blok taş kullanıldıkça beyazdan sarıya, sarıdan kızıl kahveye dönen bir patina kazanır; bu renklenme koleksiyoncular için hem estetik hem de belgeleyici bir veridir. Malzemenin genel özellikleri için lüle taşı maddesine bakılabilir.
Tarihlendirmede en pratik ölçüt üretim coğrafyasıdır. Türkiye, yaygın olarak 1970 yılına tarihlenen bir kararla ham blok lüle taşının ihracatını yasakladı ve yalnızca işlenmiş ürünün yurt dışına çıkmasına izin verdi; bazı kaynaklar yasağı daha genel biçimde 1970'lere yerleştirir. Bu karar, Avrupa'daki oymacılık zanaatının fiilen sonu oldu; sonraki üretim büyük ölçüde Eskişehir'de yoğunlaştı. Dolayısıyla Viyana ya da Alman atölyesi işi bir figürlü pipo, kural olarak 1970 öncesine tarihlenir.
Koleksiyonculuk çerçevesi
Bu alanda kutu, damga ve oyma üslubu birlikte okunur. Kadife veya ipek astarlı özgün kutular parçanın bütünlüğünün parçası sayılır. Çok küçük ölçekli figürlü örneklerin bir bölümü pipo değil puro ağızlığıdır; bu ayrım sınıflandırmada sık atlanır. Alanın en çok başvurulan yabancı dildeki külliyatı, konuya onlarca yıl emek vermiş Ben Rapaport imzalı yazı ve kitaplardır. Antika ve briyar koleksiyonculuğunun neden ayrı kültürler oluşturduğu ise ayrı bir maddede tartışılır.
