Midas Meerschaum
Midas Meerschaum, Eskişehir'de çalışan çağdaş bir lüle taşı pipo atölyesidir. Kayıtlara göre atölyeyi, camiada kısaca Emir adıyla anılan Amir Ebrahimi kurmuştur. Üretim seri değildir: her pipo tek tek elde bitirilir ve tasarımlarda gösterişten çok içimde işe yarayan denge aranır.
Adın dayandığı yer
Marka adı, adı altın efsanesiyle birlikte anılan Frig kralı Midas'tan gelir; seçim ise coğrafidir. Eskişehir'in Han ilçesindeki Yazılıkaya köyünde bulunan, MÖ 8. yüzyıla tarihlenen ve Frig alfabesiyle yazılmış yazıtlarından birinde Midas'ın adı okunan anıtsal kaya cephesi, yörenin Frig geçmişinin en görünür izidir. Dünyanın başlıca lüle taşı yatakları da aynı havzada bulunduğu için ad, malzemenin çıktığı toprakla bölgenin tarihini tek sözcükte birleştirir.
Kurucunun yolu
Ebrahimi'nin işe pipo yaparak değil, pipo yapanların aletlerini üreterek başladığı aktarılır; kayıtlara göre 2016'da lüle taşı ustaları için özel oyma aletleri hazırlamış, 2018'de ise geçimini tümüyle pipo yapımından sağlar hâle gelmiştir. Meslek öncesi geçmişi bilgisayar donanımı ve bilişimdedir; bu arada çalgı yapımı, fotoğrafçılık, dijital tasarım ve elde bıçak yapımı gibi uğraşları da denediği söylenir. Alet üreticiliğinden gelmek, atölyenin ölçü ve tekrarlanabilirlik takıntısını büyük ölçüde açıklar: ustanın kendi kestiği alet, hangi işi nasıl yapacağını da baştan belirler.
Ebrahimi'nin zanaatı, Eskişehir lüle taşı oymacılığı geleneği içinde birkaç ustanın yanında öğrendiği anlatılır. Aynı anlatıya göre malzemeyle ilk tanışması ve temel yapım teknikleri Emre Mangaltepe'ye; klasik ve modern biçimlerin bilgisi, su kabağı gövdeli kalabaş yapımı ve ağızlığın elde çekilmesi Fikri Baki'ye; kabartma oyma ile çiçek ve bezeme işçiliği ise Murat Selver'e dayanır. Bu silsile bağımsız kaynaklarla doğrulanmış değildir.
Çalışılan malzeme
Atölyenin tek hammaddesi blok lüle taşıdır. Mineralojide sepiyolit adıyla geçen bu sulu magnezyum silikatın dünyadaki en önemli yatakları Eskişehir ovasında bulunur; taş, yüzeye yakın sığ damarlardan kuyu ve yatay galeri düzeniyle çıkarılır. Mohs sertliği yalnızca 2 dolayında olduğu için elle biçimlendirmeye elverişlidir; gözenekli yapısı da özgül ağırlığını 1 civarında tutar, öyle ki kuru parçaların suda yüzdüğü görülür. Almanca "meerschaum" adının "deniz köpüğü" anlamına gelmesi de bu hafiflik ve beyazlıkla ilgilidir. Adın dillere göre değişen karşılıkları lüle taşının adları maddesinde ayrıca ele alınır.
Taşın pipoda kullanımı yenidir sayılmaz ama kil kadar da eski değildir: kayıtlara göre lüle taşından pipo yapımı 1720'lerde başlar, 19. yüzyıl ortasında briyarın yayılmasına dek kille birlikte iki temel pipo malzemesinden biri olarak kalır. Gözenekli yapı içim sırasında tütünden gelen bileşenleri emer; pipo yıllar içinde tabandan yukarıya doğru sarı, turuncu, kızıl ve kehribar tonlarına döner. Bu renklenme, iyi içilmiş eski parçaların aranmasının başlıca nedenidir.
Blok taştan oyulmuş pipo ile oyma artığı tozun bağlayıcıyla karıştırılıp kalıba preslenmesiyle elde edilen parça arasındaki fark, malzemeyi tanımanın kilit noktasıdır. Preslenmiş gövde emici değildir, renklenmez ve içim niteliği blok taşınkine ulaşmaz. Ortak bir derecelendirme otoritesi bulunmadığı için ayrım her zaman gözle yapılamaz; işçiliğin inceliği pratikte en güvenilir ipuçlarından biri sayılır, çünkü nitelikli oymacılar emeklerini bileşik malzemeye harcamaz. Midas Meerschaum'un yalnızca blok taşla çalıştığını belirtmesi, atölyenin kendini bu ayrımın doğru tarafında konumlandırma çabası olarak okunabilir.
İşçilik anlayışı
Atölyenin çıkardığı işler klasik ve işlevsel bir çizgide durur. Vitrin için yapılmış ağır figürlü örnekler yerine, elde dengeli oturan ve günlük içime uygun kalibrede gövdeler öne çıkar; bezeme kullanıldığında da kabartma oyma ölçülü tutulur, biçimi ezmesine izin verilmez. Kurucunun dile getirdiği hedef iki başlıkta toplanabilir: lüle taşı işçiliğinin bitiş kalitesini iyi bir briyar pipoyla yarışacak düzeye çıkarmak ve rastgele tek parçalar yerine tanımlı, tekrarlanabilir seriler geliştirmek. İkinci hedef, lüle taşında alışılmış olanın dışındadır; bu alanda üretim çoğunlukla parça parça ve el kararına bağlı ilerler.
Atölyenin işlerinin Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Çin'deki koleksiyoncu ve içicilere ulaştığı belirtilir. Kurucunun kişisel geçmişine, tarihlerine ve öğrenim silsilesine ilişkin bilgiler büyük ölçüde kendi beyanına dayanmakta olup bağımsız kayıtlarla ayrıca doğrulanmış değildir.
