Teddy Knudsen
Teddy Knudsen, Danimarka'da elle biçimlendirilmiş piponun ikinci kuşak ustaları arasında sayılır. 1970'ten bu yana kendi atölyesini yürütür. Az sayıda pipo çıkarıp her birini uzun süre elinde tutan çalışma düzeni yüzünden işleri, Danimarka okulunun dar üretimli kanadına örnek gösterilir. Ağabeyi, aynı geleneğin ilk kuşağından Sven Knudsen'dir.
Marangozluktan tezgâha
21 Eylül 1947'de Sjælland adasının güneyinde doğdu. 1967'de marangozluk eğitimini tamamladı; aynı yılın ekiminden 1968 ekimine kadar Danimarka Hava Kuvvetleri'nin bir radar istasyonunda askerliğini yaptı. Nöbet dışındaki saatlerde yaptığı pipoların biter bitmez alıcı bulması, mesleği seçmesinde belirleyici oldu. Terhisten sonra Kopenhag'da W. Ø. Larsen'in pipo atölyesine girdi ve dükkânın üst kademe dizilerini biçimlendiren kadro içinde yer aldı; sonradan kendi adıyla tanınacak Tonni Nielsen, ustaları arasında onu da anar. Kayıtlara göre bu yılların ardından Anne Julie'nin atölyesinde çalıştı, 1970'te oradan ayrıldı.
Aynı yıl ağabeyinin Tappernøje köyündeki düzenine katıldı; iki kardeş "Dantonian PipeWorks" adıyla ortak bir üretime giriştiler. Ortaklık uzun sürmedi, 1973 başında ayrılıp kendi adıyla üretime geçti. Uzun yıllar Sjælland'ın güneyinde çalıştıktan sonra atölyesini Aarhus'a taşıdı.
Malzeme ve atölye düzeni
Funda kökünü (briyar) İtalya'nın kuzeybatı kıyısındaki Taggia'da yerleşik bir tedarikçiden alır; kütükleri yerinde tek tek gözden geçirip yılda iki yüz kadarını ayırır. Eleme daha kütük aşamasında yapıldığı için atölyede çöpe giden parça oranı düşük kalır. Getirdiği bloklar raflarda bekletilerek kendiliğinden kurur; kumlanarak bitirilen pipo sayısı yılda yirmi dolayındadır. Korsika ve Akdeniz kaynaklı odun kullanır, ithalatını kendisi yapar, fazlasını başka ustalara verir. Yıllık üretim rakamı kaynaklarda otuz ile yüz arasında değişir; hangisi esas alınırsa alınsın atölye ölçeğinin küçüklüğü değişmez.
Yapım yöntemi
Tezgâhında her zaman farklı aşamalarda birkaç parça durur. Knudsen bir pipoyu ancak üzerinde çalışmaya hazır hissettiğinde eline alır, aradaki sürede parçayı bekletir; yıllarca bitirilmeyi bekleyen taslakları olduğu bilinir. Açık renkli boya kullanması da aynı ayıklamanın devamı sayılır: damarı örtmeye ihtiyaç duymadığı için odunu topraktan çıktığı renge yakın bırakır.
Sıralamada önce biçim sonra delme yolunu izler. Kâseyle gövdeyi zımpara diskinde şekillendirir, tütün haznesiyle ağızlık yuvasını bu aşamadan sonra açar; iki deliğin tek bir doğru üzerinde buluşması, üzerinde durduğu ayrıntıların başında gelir. Duman kanalını 3,5 milimetre çapında ve biçim tamamlandıktan sonra deler. Ağızlıkları yalnızca dolu ebonitten yapar ve bir ağızlığa en az dört saat ayırır; eğeyle başlar, giderek incelen zımparalarla sürdürür, keçe çarkta bitirir. Boynuz, gümüş, altın, yapay kehribar, şimşir ya da zeytin ağacından süsleme parçaları kullandığında bunları ebonite tutturur, ardından ikisini birlikte biçimlendirir; ekin göze çarpmaması esastır.
Damga ve alıcı çevresi
En iyi bulduğu parçaları kartal figürlü ayrı bir damgayla işaretler; müzayede kayıtlarında bu pipolar "Eagle Grade" adıyla geçer. Meslek hayatının ilk yıllarından başlayarak Almanya, İsviçre, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya'daki tütüncülerde aranır oldu; sonraki yıllarda Avusturya ile İtalya da bu listeye eklendi. Talebin üretimin önüne geçmesi, birçok piponun daha tezgâha girmeden sahibinin belli olması sonucunu doğurdu. Hem düz damarlı serbest biçim parçalarda hem de klasik ölçülerde çalışması, adının tek bir biçim ailesiyle anılmamasını sağlamıştır.
